Savunmasızdım ben,
Seninle kuşandım.
Aşk meydanına inip,
Nasibime düşeni aldım.
Söz dinlemez, hâl bilmez
ATEŞLER İÇİNDEYİM, ÜŞÜYORUM
DÜZ YOLDAYIM DÜŞÜYORUM
ÇAREM NEDİR BİLMİYORUM
BEN BENDE DEĞİLİM BUGÜN
KARLAR YAĞAR BUZU TUTMAZ
Ne ben beni bildim
Ne ben bende beni
Bir bilinmez deryadayım
Derya bilmez bende beni.
Gölge sanır beni gözler
Nasıl yaşamam gerektiğini anladım bir gün,
Sessizlik indi kalbime, söndü her türlü düğün.
Gözümdeki perde düştü, özde kaldı bir hüzün,
Meğer her nefes, ölüme yazılmış bir düğün…
Kandil gibi titriyordu içimde her an,
Zaman zaman, varlığını hissettirmemenin etkilerini hissettiğim anlara takılıp kalıyorum…
Duygular, düşünceler, etkiler, hisler..
Bir yokluk sesi çınlıyor içimde,
Sessizliğin yankısı doluyor her cümleme.
Görünmezlik dokunuyor kalbime,
Sakalıma aklar düştü de
Sen düşmedin gönlümden
Visalin ne zaman yâr
Soyutlandım özümden
Sensiz geçen her nefeste
Getirdi kalbime kim koydu sevgini
Bu aşkın boyumu aştı geçiyor
Nasıl hissetmeli nasıl sevmeli
Hasretim vuslatını yaktı geçiyor
Geceler adını işler içime
Sonu yok bu zevki sefanın
Kandırmasın rengi , yalan dünyanın
Cihan mülkün olsa, dünya da malın
Vallahi1 pul etmez , o hakiki ummanda
Güneşsin gönlümde doğan ezelden,
Sensin her âlemde sırla gizemden,
Ne hayâl geçer ne bir iz emelden,
Yanarım, nazarın ıraksa bana.
Geceye düşerken aşkın ışığı,
Yangın, küle çeviremediğini taşa çevirir.
Dert, insanı evirir; yolundan çevirir.
En güçlüsüne bile derman dilendirir.
Aşk da, ayrılık da aynı ocağın ateşidir.
Kimi yanar küle döner, kimi taş kesilir,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!