Gizleyip sinende sır eyle beni,
Bir ömür kendine yâr eyle beni.
Sensiz bu cihânda neyim, bilmem ki;
Al beni kendinden, var eyle beni.
Düşeyim gönlüne bir ince sızı,
Anlatma derdini, anlamayanda ziyan olursun,
Bir putlarına dokun hele, bir anda düşman olursun.
Adalet ararsın, terazide eksik tartılan olursun,
Susarsan kabullenmiş, konuşursan yargılanan olursun.
Bu devirde hakikati söylemek ağır bedel ister;
Gel de sor beni gece yarısı,
Dertlerin içinde aşkın yarası.
Sensin gönlümün tek sevdası,
Ömrümde en güzel baharımsın benim
Adını anarken titrer dilim,
Nefis yoklarken günde yetmiş bin defa,
Dönemeyiz, sözümüz var Yaradan’a.
Zevk ü safâ hoştur, bilirim amma,
Zevk ü safâyı vereni unutmam asla.
Olsun, biraz eksik kalalım biz burada,
Anlaşılmak gibi bir derdimiz vardı,
Nice sözle yandık, nice lafla arındık.
Zannettik ki gönlümüzü kim anladıysa,
O, bizi bize Rabbimiz gibi tanıdı sandık.
Sözle varmak istedik mânâya,
Dîvâne gönlüm aşk ile dolar,
Tecellîden tecellîye konar.
Her güzelde Cemâlinden bir iz bulur,
Döner dolaşır, yine Sana varır
Hatırla ki bu sevda, hatırlanmaya değer
Yeni aşkın evveline gölge düşürmediyse eğer
Şimdi gelmek olmaz, ayıp düşer
Beni hatırlamasan da unutma emi
Kapında bekleyen bir eski dua gibiyim
Savunmasızdım ben,
Seninle kuşandım.
Aşk meydanına inip,
Nasibime düşeni aldım.
Söz dinlemez, hâl bilmez
Ne ben beni bildim
Ne ben bende beni
Bir bilinmez deryadayım
Derya bilmez bende beni.
Gölge sanır beni gözler
Nasıl yaşamam gerektiğini anladım bir gün,
Sessizlik indi kalbime, söndü her türlü düğün.
Gözümdeki perde düştü, özde kaldı bir hüzün,
Meğer her nefes, ölüme yazılmış bir düğün…
Kandil gibi titriyordu içimde her an,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!