Yaşlanıyorum sevdiğim
Baksana saçlarım siyah beyaz
Oysa ne kadarda küçüktük dün
Tüm telaşlardan uzak
Duruluyorum sevdiğim
Susun…
Sevdadan konuşacağız.
Öyle herkesin diline düşen aşktan değil,
İnsanı kendinden eksilten,
eksildikçe hakikate tamamlayan sevdadan.
Kalabalıklar eskir adımı ağzında,
yüzler birbirine benzer.
Sen,
zamana yakalanmayan bir bakış gibi
durursun içimde.
Madde kayığından in
Mana denizine dal
Aranarak bulunmaz bu hal
Arıdan hiç incinir mi bal
Sevgiyle kal, sevgiyle kal..
Anlatma derdini, anlamayanda ziyan olursun,
Bir putlarına dokun hele, bir anda düşman olursun.
Adalet ararsın, terazide eksik tartılan olursun,
Susarsan kabullenmiş, konuşursan yargılanan olursun.
Bu devirde hakikati söylemek ağır bedel ister;
Gel de sor beni gece yarısı,
Dertlerin içinde aşkın yarası.
Sensin gönlümün tek sevdası,
Ömrümde en güzel baharımsın benim
Adını anarken titrer dilim,
Nefis yoklarken günde yetmiş bin defa,
Dönemeyiz, sözümüz var Yaradan’a.
Zevk ü safâ hoştur, bilirim amma,
Zevk ü safâyı vereni unutmam asla.
Olsun, biraz eksik kalalım biz burada,
Anlaşılmak gibi bir derdimiz vardı,
Nice sözle yandık, nice lafla arındık.
Zannettik ki gönlümüzü kim anladıysa,
O, bizi bize Rabbimiz gibi tanıdı sandık.
Sözle varmak istedik mânâya,
Dîvâne gönlüm aşk ile dolar,
Tecellîden tecellîye konar.
Her güzelde Cemâlinden bir iz bulur,
Döner dolaşır, yine Sana varır
Hatırla ki bu sevda, hatırlanmaya değer
Yeni aşkın evveline gölge düşürmediyse eğer
Şimdi gelmek olmaz, ayıp düşer
Beni hatırlamasan da unutma emi
Kapında bekleyen bir eski dua gibiyim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!