Güneşsin gönlümde doğan ezelden,
Sensin her âlemde sırla gizemden,
Ne hayâl geçer ne bir iz emelden,
Yanarım, nazarın ıraksa bana.
Geceye düşerken aşkın ışığı,
İçmeden sarhoş olduk biz bugün
Yarin hayaline daldık biz bugün
Zehir içtik , kan yuttuk, bal geldi bize bugün
Yarin gül kokusunu aldık biz bugün
Gönülle oturduk baş başa biz bugün
Bakmadım boyuma
girdim bağına
Sarıl sen sımsıkı evladına.
Yolun yolumdur ,
izin izimdir
Yaş otuz iki , güneş gözünü gönlüme dikti
Isıtır belki amma, üzerime fazla gitti
Yanarken cayır cayır, su diye inleyen ben
Ayağıma kadar gelen akarsuyu itti
Sanmayın ben şikayetçiyim, sanmayın memnun
Ben yola çıkmadım,
Yol çıktı önüme.
Ne harita vardı elimde,
Ne de dünya düşleri gönlümde.
Yüreğimde bir “Ol” yankısı,
Zamansız bir zamanda geçiyor ömrümüz
Her günümüz hem bahar, hem kış
Bazen dümdüz yol, bazen ise yokuş
Nedir bunca telaşa sebep olan varoluş ?
Ne yaşarsak yaşayalım gönül hoş
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!