Dert sandım içimde kıvranan sesi,
Meğer aşkınmış, gizli nefesi.
Yanarım sanıp kaçtığım o his,
Kül değilmiş, içimde ateşi.
Gözyaşı aktı, sitemle doldu,
Bütün mutluluklar sonraymış gibi,
hiç gitmediğim uzakları seviyorum.
Belki de bu yüzden
şimdiye sığamıyorum,
zaman hep yarım kalıyor.
Aşkınla geldim kapına
Yandır döndür dergahına
Kıymazsın sen evladına
Yetişsene ey Rufai
Düştüm aşkın narına
Ruhum içli bir türkü
Bedenim ruhumun ezgisi
Ey bestekârım, usta sensin
Üflediğin ruhunla ruhuma erensin
Sazım sensin, telim sensin
Varlık senden, yokluk senden
Aşk da senden, aşkın bedeni de senden
Gönül senden, gönlün içi de senden
Canı verdin, cananı da gizledin
Doğdum doğalı ben kendimi bir viranede gördüm
Attım aklı, unuttum bildiğim ne varsa
Gülünüm senin, dikenimle yola düştüm
Seninim işte , gönlümü aldım sana geldim.
Niye geldin deme bana sen çağırmasan gelemezdim
Bizi yârdan bilen dosta selâm olsun
Üstümüze nazar eden, yâre selâm olsun
Kara listeden çıka adımız, hak yoluna gire yolumuz
Yolumuzda yoldaş olan gönül dostuna selâm olsun
Bindir dünya derdi, bilmezsen biri
Dün gece yârin haberini aldım, dedi ki hasret
Teslim oldum, dışa vurdu içimdeki kasvet
Akma dedim gözyaşıma, gönlüm daim onunla
Koydum anıları yüreğime, mahşere kaldı vuslat
Sustu sonra bütün şehir, gecem bana dar oldu
Dünya girdap , halim harap
Senden görünür bana mehtap
Bir sensin hakikat bildiğim
Senden gayrısı hep Serap
Senin aşkınla artmaktadır yalnızlığım benim,
Bir dağ gibi çöker içime, sığınmaz hekim.
Ne dost anlar, ne de yol taşır bu derdi,
Gözyaşım konuşur, suskun kalır kelâm benim.
Aşkın bir ateş, gönlümde köz olur,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!