Aşık aşkıyla övünmez aşığıyla övünür
Kendine yari gibi bakar kendinden yari görünür
Gönül yurdundan yare irmik irmik örülür
Öldüğünde yalnız bir tek kalbe gömülür
Gözümden düşen dünya, bir damla kadar ağır,
Ne bir ses yankı olur, ne kalır içimde sabır.
Kırılmış aynalarda çoğalır eski hatır,
Ben baktıkça silinir, ben sustukça çoğalır.
Avuçlarımda erir dünün soğuk izleri,
Yokuşun inişi var, yükselmenin batışı
Sevincin kaygısı var, acının tatlısı.
Her varlığın fanâsı, her doğanın batışı,
Her vuslatın içinde ayrılığın atışı.
Gönlümün kıyısına vurdu hasretin sesi,
Bir ömür sustum da dinmedi iç çekişi.
Medet eyle ey sevgili, düş yoluma bir gece,
Bir tebessümün değse, bahar olur her hece.
Sensiz geçen vakitler ağır bir imtihan gibi,
Gül yüzünü göremedim, bu canım eridi
Cananım bu hasret denilen şey yangın yeri mi?
Yangınım sen, küllerim sen. Arzu halimi bir bilsen
Ahh.. bilsende yarim, gül yüzünü görsem.
Sen yoksun yine gönül evim parelendi
Bu dünyada uzun kalırsam, ahiretim kısalır benim,
Uzar gurbette mihmanlığım, dağlanır sinem, yanar gönlüm benim.
Tutuşur içim, kül dahi kalmaz, ateşle doludur özüm,
Tez bitsin bu firkat yolları, tez açılsın vuslat kapım benim.
Hâlimi gören sormaz artık,
Suskunluğum cevap oldu sorulara.
Bendeki sürgün ruhun,
Sende nasıl bu kadar yuva bulduğunu
Akıl erdiremem hâlâ.
Beyhude ah etme, naçar,
Gece biter, doğar bahar.
Bir kapı örterse birini açar,
Buna dünya derler, hepsi geçer.
Ne gam baki, ne sevinç daim,
Tövbekarım, tövbeme layık mıyım ? Bilmem
Aşığınım, aşkına sadık mıyım ? Bilmem
Kim emin olabilir ki nefsin elinden ?
Ben seni bilirim, başka bir ben bilmem.
Yusufiyim, kuyum nerede bilmem
İsterim cihanı bir tur eyleyim
Nedir âlem ben âlemde niceyim
Ben var isem boşuna değildir
Boş mu dolu mu göstersin de göreyim
Ararım her zerrede hikmet izini




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!