Gönlünde yara olana,
Kendini sızı içinde sunar her şey.
Gözyaşıyla yoğrulana,
Gül bile diken gösterir her şey.
Kalbi gam ile dolana,
Görmedim cemâlini, can yandı, ser kaldı
Her nefeste “Ah!” dedim, bu aşk dağları deldi
Zikrini her dem anarken, kalbim tende tutsak
Ne yoldan dönebiliyorum, ne vuslat gösterdi hak
Sensiz geçen her gece, bir ömürden ağır
Gönül muhabbetine susadı
Hangi âlemdesin iki gözüm
Dağlar taşlar dile geldi
Sen niye sustun iki gözüm
Yunus der ki ben ben değil
Halimi sorarsan, bilmem ne haldeyim,
Ben beni yitirdim, umarım Sendeyim.
Sensiz bu cihanı, neyleyim, neyleyim?
Kavuştur bizleri, ya Rab tez eyleyin.
Ata binsem yolda, yetişir miyim ben?
Gönlüm kanatlanmış uçmak istiyor
Kırma kanadını gönlümün , etme mahzun
Ki rab o gönüllerdedir , o gönül ki harap
Karların ardından bir güneş çıkaracaktır, ya rab.
Ne gece baki ne gündüz demedin mi bana
Aşık aşkıyla övünmez aşığıyla övünür
Kendine yari gibi bakar kendinden yari görünür
Gönül yurdundan yare irmik irmik örülür
Öldüğünde yalnız bir tek kalbe gömülür
Gözümden düşen dünya, bir damla kadar ağır,
Ne bir ses yankı olur, ne kalır içimde sabır.
Kırılmış aynalarda çoğalır eski hatır,
Ben baktıkça silinir, ben sustukça çoğalır.
Avuçlarımda erir dünün soğuk izleri,
Yokuşun inişi var, yükselmenin batışı
Sevincin kaygısı var, acının tatlısı.
Her varlığın fanâsı, her doğanın batışı,
Her vuslatın içinde ayrılığın atışı.
Gönlümün kıyısına vurdu hasretin sesi,
Bir ömür sustum da dinmedi iç çekişi.
Medet eyle ey sevgili, düş yoluma bir gece,
Bir tebessümün değse, bahar olur her hece.
Sensiz geçen vakitler ağır bir imtihan gibi,
Bu dünyada uzun kalırsam, ahiretim kısalır benim,
Uzar gurbette mihmanlığım, dağlanır sinem, yanar gönlüm benim.
Tutuşur içim, kül dahi kalmaz, ateşle doludur özüm,
Tez bitsin bu firkat yolları, tez açılsın vuslat kapım benim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!