Ey benim sevgili kardeşim
Söyle bana ne alemde evlilik?
Ekmeğin vardır bölüşecek,
Suyun vardır serinleyecek,
Akşam olup birlikte yatacak,
Halamı beklersin Bergüzar
Bende ne kaldı,
Neyim kaldı alınmadık,
Çalınmadık ne kaldı benden başka Bergüzar,
Ne diyem Gardaş...
Zan etme Sui,
Tarifi yoktur konduğu yerin,
Ben dahi bilmem açarı koyduğu yerin,
*
Yani öyle bir Yar ki Tarifi yok, takdiri Mecnun,
Adı Leyla değil ki diyeyim adım Mecnun,
Kırgındı kalpler gördüm dinledim her birini,
Haklıydılar kendince hüsrandı hep nihai
Bazıları utangaç ürkekti her halleri,
Susmuşlardı ilk önce ağlıyordu gözleri,
El yansa ne yanardı filhakika derdine,
Zati bir nefes sonrası meçhul bilirim,
Taşsam, okyanusa taşardım,
Almaz, bir miskalden küçüktür zati,
Hey, hey!
Ben!
Sen..!
İstediğini söyle...
Ünlemlerin geri kalmasın cümlelerinde,
Haykır haykırabildiğince...
Bir daha mı tövbe ettim, ilzam etmem gönlümü,
İsyan edip susmayacak, nerde görse zulmünü,
Sen değil mi bir fitneye, sattın beni kuruşa,
Rezil ettin her fırsatta, sürdün beni yokuşa,
Deseler ki aç kalırsın…kalayım,
Sen orda kal her şeyden habersiz
Sen orda kal suda dümensiz
Sen orda kal dünya gereksiz
Doğmana beş kala annen yüreksiz
Sen bende kal hiç doğma sakın
Hergün; sebepler ve neticeleri ne olursa olsun, herşeyi olgunca kabullenip, bir daha deneme mücadelesini, yılmadan ve azimle yenileyerek,
müddeti belirsiz zaman dilimi içerisinde,
mutlak kabiliyetlerimize,
bireysel gerekliliğimizin haklı onurunuda dahil ederek!
yaşanan, sürpriz dolu, değişken bir tablodur.
Garbın haline bak, ne çabukta dönüyor,
Bir menfaat uğruna, şark’ı harab ediyor,
İmanına şaşarım nebisine küfreden
Bir Muhammed cihana ne güzelde yetiyor
Asırlardır hanginiz, hanginize settiniz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!