Gülü tarif ne hata goncasını görmeden,
Olurda kurur kökü tutunmazsa toprakta,
Sorma Allah aşkına, kimdedir bunun suçu,
Kim der ki bende hata,öldü kurudu işte,
Ahların vahlar ile geri gelmez ölenler,
Yahu Ferhat;
O dağları deldin mi,
Delmedin mi bilemem,
Bu işte iş var!
Hesap yapıyorum,
Kaleme alıyorum olmadı gitti,
Geriye ne kaldı söylenecek?
Yazılmadık ne kaldı okunmamış?
Hangi fırsat bu derece kayda alındı ki?
Bir olan Allah adına…
Gereği düşünüldü…aracısız!
“ Sen ve Allah arasında hiçbir varlık yok ve var olamaz “
Kim hırsızı mutluluğun?
Çıkart be şerefsiz her nereye gizlediysen,
Yangının olurum, depremin, katilin olurum senin…
Bırak! salıver…
İnsanlar mutlu olsun,
Selamlaşsınlar, paylaşsınlar her şeylerini,
Islak karanlıklarında gecenin
Hatır bahçesinde bir çıplak bebe
Bırakıp kaçmış adım izleri
Kaybolur çamur birikintilerinde,
Habersiz uyur bebek …
Tahtaravalli gölgesinde,
Gül durma, gül sen hayata,
Değişir mevsimler..
Bak bakabildiğince gör
Her mevsim güzeldir,
Kışın kar güzel
Güzün sararan yapraklar
Maviyi konuşturdum,
Lacivertle sorun yok,
Kırmızıyla konuştum,
Pembe ile derdi yok,
Sarı girdi araya,
Yeşille yokmuş sorun,
Dönüyor başım…saat geç,
Keman hicaz, klarnet ayrı çalar beynimde,
Sözüm yok…ha tükenmiş, tükenir,
Ya da gücüm yok tükendim derdimle,
Bu bellek dopdolu ihanet,
İhanet ve konu sefalet,
Geçti ömrüm nev baharı,
Aktı gözyaşlarım gizem gizem,
Mutlu olmak istedim karanlıklar içinde,
Zulm ettim kendime,kendim ettim, kendi kendime.
Ellerime baktım dolu sanarak, boştu diyemedim,
Dedim derdimi dostuma, dost düşmanmış bilemedim,
Yaz dalgaları,
Kış yağmurları derken,
Mehtabında güneşin seni tanıdım,
İhtiyarlık işte sen birde geceyi tarifimi gör,
Herşey meydanda seni de sormaya ne hacet,
Yaşananlar, yaşamadıklarımız falan filan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!