Görülen bir şeymi mutluluk, görmedim,
Görmedim ifaden gibiyse mutluluk,
Hani bir çocuk düşün,
Bir çocuk sahibi olmaksa mutluluk,
Hiç çocuğum olmadı,
Ben hayaliyle mutluydum,
18.yol No.261
Fırtına var,
Üşüyorum, bir buzul yalnızlığında ruhum,
Düştüm, kan tarlaları bedenim,
Güneşi batmış yüreğin atmaya hakkı yok,
Solur bunca nefesi çekmeye hakkı yok,
Tüketir kulu, ömrünü etsen de heba,
Tüyü oynamaz vicdansızın Baba,
Nefsi ummana hedefliyse cahilin,
Asırlardır misafir, oldunuz siz ruhuma,
Kim demişki tanımaz, hoş gelmişsin odama,
Yorgun kalmış bedenin, belki yoktur dermanı,
Halin nedir meleğim, dil söylesin fermanı.
Önce anlat bakalım, bunca yıldır nerdeydin,
Dinle Ayşe, nasihat her mısram sana,
Ne şarkılar yazdılar, sevgi uğruna,
Sen de bilir dinlersin, söylersin ama,
Kardelen yerinde,sen köyde güzel.
Umut dolu hayaller hep satır satır,
Aşkın bahçesi yüreğim;
Mevsimler ve emanet resimleri
Dolaşır her bir boyut üzerinde can
Yaşarım aşkların en güzelini sessiz
Ve eziktir, sevgimle ben
Toprağa aşığım,
Kaç kez yazmak istedim şiirler aşktan yana
Kaç satır kimbilir hesap soracak bana,
Sallanır sandal yürek mehtabında aşkın,
Kaç mısrada yazmadı kalem,her aşkımda kaldım şaşkın,
Hadi ben yazmadım diyelim, hani yazdıkların?
Gül dalında bülbül gülle, sohbet edip konuşurken,
Hemhal olmuş gül bülbülün, dil derdini dinler iken,
Bir tomurcuk etkilenip, bülbül hali çeragından,
Patlar ise ne hal olur, bizce aşık işte budur.
Hava ayazmı ayaz, batıyor güneş fırtına var,
Açtı bir sis perdesi akşam, doluştu karalar,
Sen gibi kaybolur sesler bir anda mahalleden
Bir tek bakışın kaldı yılların ötesinden,
Cevapsız sorularım yine benimle yük
Girer odama hayalin resminden büyük,
Nedir gardaş derdin senin, deste edip yaş yakmakmı,
Yoksa yıldız kümeleyip, üfleyipte baş olmakmı,
Niceleri gelip gitti,sultan oldu baş üstüne,
Erler bitti kapısında, rezil oldu kelle düne,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!