Eşek damda işin ne, fevkalade bir durum
Ya dam çöktü birader, ya ben benden bihaber
Kim tutarki palanı, eşşeği dama çeker
Hadi çektin birader, eşek damda ne eyler
Böyle geçti aylar hep, işim gücüm bu idi
Dereyolu / Kızıltoprak / Istanbul,
Numara otuzaltıda sen,
Otuzyedide,
Serdar Tunçluer ben,
Bindokuzyüzelliyedi sokakları,
Dolu bohça,
Kaçar gider,
Anlaşıldı geceden,
Bir yığındır hatırası,
Köyümüzde derinden,
Hiç çıkmadı bunca yıldır,
Birlik ve Beraberliğimize kasteden en büyük düşman; karşılıklı sevgi ve anlayış kaabiliyeti gösterebilmek gücünün, hergün biraz daha gelişen kutuplaşmak eğilimine karşı, daima yenik düşen gelişmelerin ortaya koyduğu haldir.Ve bu hal, Ülke tarihinin her devrinde, sonucu tartışılamaz yıkımlarımıza sebebiyet veren örnekler ile doludur. Varsayalım veya adam sendeciliklerle, kabul edilemez veya farz-ı misal bir konunun, zamanla normal sayılan yenilenmiş filleri sonucunda ortaya çıkacak durum ise, kesinlikle kabul edilemez hale sahne olur ki vakit geçtir.Kontrolsuz nefsin tetiği, zamanla her sahibini hedef alan görülmez silahtır.Daima konuşmayı tercih etmek dahi, iş bu nefsin, dinlemek kaabiliyetini erozyona uğratan ve sonucunda sahibini bir diğerini görmek adına körleştiren bu güce yegane örnektir. Bugün bu hal, Aile ve Aileler arasındaki sosyal ilişkilerde, negatif gelişmeler ile kendini gösteriyor ki gelişen güncel olayların tamamı, psikolojik sıhhati tartışılır Aile yapılarının birleşerek çoğalmasından hücreselleşerek yürütme ve idareye tesir etmektedir.Arz ederim;
Tunçluer
Ne gereksiz bir sefer
Develeri yoruyor
Eşekleri önünde
Develeri sürüyor
Bunca yıldır,aynı yoldan, geçtinde sen ne oldu,
Gül, durma gül sen hayata,
Değişir mevsimler...
Bak bakabildiğince gör,
Her mevsim güzeldir,
Kışın kar güzel
Güzün sararan yapraklar
Kırık mısralar, gün batımı hecelerle,
Sürüyor satırlar sengarenk şiirlerle,
Düğümler sırları yedi boğumda bir
Yutulamaz aşk, yare itiraf gerekir,
Sonra gece sarılır birden sessizliğe,
Bırak aşkı haline,
Bekarlığı yaşasın,
Sen değilsin sahibi,
Hak edici yürekler
İçimden geçenler geri dönmediler,
Ya da aklıma gelenler bana yabancı,
Gönlüme girenler hak etmediler,
Sevmek yalandı hepsi yalancı.
Dilimden düşeni eğilip alamam,
Buğday tarlasın da gelincik,
Tarifi zor budur yalnızlık,
Hava kurak, susuz gelincik,
Çiçekse çiçek O’da Gelincik,
Boyu uygun değil boyuna,
Ne cinsi uygun buğday soyuna,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!