Ben ona artık bir el oldum yar değil,
Artık bir ekmek gibi aş oldum katıksız,
El oldum , aş oldum derken hakir oldum,
Hanımefendiler, Beyefendiler...
Yıl, 1617; darağacında bir kadın, ha asıldı asılacak cellat beklemekte.
Seyirciler huzurda…halk yani. Asın, asın sesleri duyuluyor kimi yerlerden.
Çoluk, çocuk…kimi memesi ağzında ıngalamakta. Bağıranlardan biride annesi ve hatta babası, kardeşi de birlikte…"Asın! , Asın! "diyerek bağırmakta.
Bir çığlık kulaklarımda
Paslı çekiç darbeleri hakeza
Ekte nal sesleri kişnemelerle
Bir bulut yoğunluğu tepe arkalarından
Kargalar gaklamakta
Koşuyor bir adam duyarım
“En son ne zaman aynaya baktın, taradın saçlarını, hatta okşadın gururla seyrederek...muhteşem burnum, gözlerim, dudağım bir ahenk içerisinde sıralanmış…diyordun.
(sen; ben bunları yazarken, bu yazının arkasında ne var diyerek merak edip, “ özenle,emek verilerek yazılmış bir romanın arka kapağını okuyup romanı anladığını zannedenlerden değilsin sanırım, demek geldi içimden, böyle ise başka kapıya, bu arada hiç de güzel değilsin, hatta o kadar çirkinsin ki gönlünden, sana güzel olduğunu söyleyenler senden de dangalak “) ,
Gıpta ettim doğrusu senin izlerken”diyordu...ne güzel bir cümle...değil mi? ;
Tarifi yok, girdiğim çıkmazların,
Gören ağlar, söylemem, arife ne hacet,
Öyle bir deprem ki yaşattığın,
Toprak çöker anlatsam bilmene ne hacet,
Derdimi gizledim nereye gitsem,
Necip Fazıl KISAKÜREK...
Şiir yazan bir İnsan'ı 'Şair' diyerek tanıtmak dışın da bir kelime olmalı...
' ŞÎRÎ-CÂN ',
Linç edin cehaleti, gömün kara toprağa,
Ecdadıda kurusun, dönsün çorak toprağa,
Yalın Kalem hücum edin, korkaktır, korkak..!
Lanet okuyun,kırın elini,kalsın çolak..!
Ancak böyle tükenir..'sizler okuyarak'.
Dağ başını sarmıştı duman
-Her yanımız dolmuş düşman
Doğru...!
Güneş doğudan doğdu..!
Olasılık,
günlerden bir gün, bit’in biri kayanın tepesine çıkar. Kenarda
bir yerde, kendi halince oturan arslan’a…” hey arslan kardeş, seninle dost olalım ne dersin” der.
Arslan bir bit’e bakar düşünür, ve sonra bir daha düşünür ve…” bak bit kardeş, sana ayni ile vaki bir olay anlatacağım ki benim başım’dan geçen, anlatayım, dost olabilir’ miyiz, olamaz mıyız sen karar ver “ diyerek devam eder…
Zade-i tab’dır aslı, dil ile olmaz fiil,
İade-i itibar, itibarda değildir,
Hay ise sevmez dahi biçaresiz boş lafı
Naçara ne gerektir, fiil gerek, kes lafı…
Israrı boştur anın, eseri hiç yok ise
Aynada aksi ise kandırır hep ademi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!