Sen hiç ölmedinki
Kahrolmandan vaktin kalmadı ölmeye
Ve kan kusman bakla tarlalarına
Baklalara acıdım,sen hiç büyümedinki
Sen hatta hiç doğmadın
Ve hatta güneş doğmadı üstüne
Üç kuruşluk yazı, bir dilim ekmek
Keşke doğruları yazsaydın ne güzel olurdu
Hiç olmazsa azık olurdun katıksızlığıma
Şimdi örtü bile olamazsın yalnızlığıma
Kışamı dayanır, görünür acizliğin
Öleceğine inanıyormusun gerçekten
Kalpleri kırman niye
İnanıyorsan gerçekten
Bozguna kulluk niye
İnansaydın gerçekten
Nerde yar, el haline sarmış bu dem
Etmiş beni bir cümleye feda,
Demişsin ' terkimde bittir '
Deme yar feda
Hele yar, bite can senmi verdin..
Ne alaka yani…
Senin gözlerin ela, İstanbul mavi,
Saçların siyah, Adalar yeşil,
Dudakların kırmızı, vapur beyaz,
Olur mu yani…
Böyle naz...
Ben ölmeden gel;
Belki bir an sonrası…yarın,
Belki bir yıl sonrası bugün…ben ölmeden gel,
Değmez ve değersiz her şey nefes almak dışında,
Gidenleri gördüm kaç kez, mevsim kış musalla taşında,
Serilmiş sere serpe şuursuz, birileri başında,
Sen uyurken yaz geldi;
Yaz dedi kalemim sen uyurken
Seni yazmak geldi yaz gelmeden
Kış dedi bir ses ilhama
Kış geldi sen uyurken
Akşam olmuş, olursa olsun be
İpim yok ki tutayım,
İplede tutulmaz ki be
Nede aksi halim var; aynaya,
Kime bu cevrim; aksine,
Sana be sana
Uzak durun cahilden kirletir şerefini
Ararda bulamazsın kaybolan benliğini
Hiçbir lafı tutmaz ki birbirinden farklıdır
Fikri sabit edepsiz kimse bilmez içini,
Uçar gider sinektir, hemde bir bit asalak,
Yol kenarında bir küçük papatya,
İki günlük belki daha fazla,
Ortası sarı, kenarlarında beyazlar,
Yaprakları canlı, her birinde bir damla su, katrecikler,
Kırık…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!