Fırtına öncesi sessizlik yoktu
Ve birden koptu yürekte çığlık.
Esen ne, karayel mi?
Yıkıp gitti o dağ gibi yüreği.
Bir fırtına yaşandı ki
Nicedir yoksun,
Sen yoksun
Selamın yok
Gölgen yok
Kokun yok…
Nerdesin?
'Ne seni anlayan bulunur
Ne de çare bulan var sorunlarına.'
Bu sözlerle yürüdü yol boyunca.'Neden çarpıp gitmişti kapıyı, dayanamaz mıydı biraz daha? Ama olmadı. Tükenen sabrına dur diyemedi...'Yetti.' dedi de duyan olmadı.
Oysa ne çok sevmişti kara gözlüm dediği yarini. Onunla baş başa geçecek yılların hayali ile geçmişti günler,aylar. Bir rüya gibiydi onunla buluşmaları. Şimdi.. Şimdi rüya bitmişti, tekdüze bir yaşamın kıskacında kalmıştı. Her adımında bir yerine batıyordu yaşamın kıskacı. Sevgi desen,sevmişti; fedakarlık desen...nelerden vazgeçmemişti onun için. Özgürlüğünü geriye bırakıp da gelmişti. Çünkü onunla geçecek bir ömür vardı. Değmez miydi? Omzunda o uyurken, saçlarının arasından geçerken elleri doğacak çocuklarının düşlerini kurmuşlardı o parkın bankında...Bizim de bir evimiz olur mu, hayalini kurarlardı. Sonra... sonra çok şey değişti. Ama birdenbire olmadı.Mıknatısın zıt kutuplarıydılar, birbirlerine yaklaşırken. Şimdi aynı kutupta yan yana, etkisiz, öylece kalakaldılar.
img src='http://www20.uludag.edu.tr/erdinc/rose1.gif'
Ötelemek kolay geldi belki
Ya da çizmek bir kalemde
Bu davetsiz aşkı.
Yürekteki izi silinmezdi belki,
Varlığınızı saran eski sevdaların.
Böyle mi olacaktı, bunu da mı diyecektim? Hayatın insanı savurup bir tarafa attığına mı yanayım, omzumdaki yüklerin ağırlığına mı kızayım, yüreğimin sızısına mı bilemedim.
Durup da düşünüyorum gidenleri, Ahmet Haşim'in Merdiveninin neresindeyim diye düşünüyorum. Çok mu düşünüyorum, hayır...Sorguladığım kendi yaşamım...Durup durup seni düşünüyorum, demiş ya şair, ben de durmadan, hiç durmadan seni düşünüyorum ve ciğerparem büküp de kalakalıyorum hayalinin huzurunda.
Seni tanıdığım güne lanet ediyorum, diyenlere hayret ediyorum. Nasıl dili varır ki insanın sevdiğine bu sözleri demeye. Oysa ben …ben neler söylemek, neler yaşamak isterdim seninle…ve yok gülüm, yok…Bunlar hep düşler denizinde saklı…Seni, ellerimin içine hapsettim… Seni gözlerimin içine hapsettim…ve seni yüreğime sakladım…Nasılsın, nicesin şimdi… Seni, dağlara emanet ettim, seni yollara emanet ettim…Beni unutursun demedi hiç yüreğim, hiç demedi. Bildi ki yüreğim, silinmez bu sevda…Anladı ki gönlüm, unutulmaz bu sevda…
Sevda bir coşkun nehir, kapılan çıkamaz kıyıya…Çıktığında…zaten sevdası bitmiştir.
Yürek, yazmışsa sevilenin adını…mümkün mü unutmak…Git desen gidilmez, gel desen gelinmez bir dönemeçte kalakaldım. Gözlerimi seviyorum seni gördü diye, kulaklarımı seviyorum sesini duyurabildi diye, ayaklarımı seviyorum sana getirdi beni diye, ellerimi seviyorum sıcaklığını hissedebildi diye…
Bakışların engelsiz.Yılların büyüttüğü varlığının güzelliklerini bir bir aralamak ve seni okumak isterdim gözlerinden...
Tenim, yüreğim, ruhum seni seviyor...
Bir ressam olsam gözlerindeki hayranlığı çizmek isterdim
Bir heykeltıraş olsam ellerini çizerdim sözlere hayat veren
Bir terzi olsam ikimizi bir elbisede birleştirirdim
Ben sadece bir garip şairim; söz, dantelimdir.
ÇILGINLIĞIM
Gecenin koynunda ıslak düşlerim vardı benim
Ayı ağlatan, güneşi yalvartan,
Deli deli inleten düşlerim...
Sakladım hepsini derin kuyulara...
Ayaz çekerken geceyi kendine
Bir yol uzanır inceden inceden
Bıçaktır soğuk iliklerde
Tekerleğin sesine karışır umut
Yıldızların kamaşmasında var bir hikmet
Sessizliği yırtıyor özlem çığlıkları




-
Ercan Keskin
-
Selma Şengören
-
Kubra Aydemir
Tüm YorumlarAynı yaşam dönemi şairleriyiz ...lügatimiz aynı
Dilimiz kekrek her bakımdan şiirsel benzer oldugumuzu gördüm ilginç geldi bana belki de yanılıyorum.
S evgiye hasret canlara hayat verensin
E skimez dostluğun güneş gibisin
R aks eder renkler gökkuşağında
A mber kokulu diyarın sesisin
P embe güllere yumak olmuş gönlümdesin..
Değerli Dost ve Güzel İnsana..Şiirleri okunası güzellikte, Sevgi ve Saygımla..
serap hocam siirleriniz çok süper...
siz kendiniz de süpersiniz
en içten dileklerimle
sizi çok seviyorum...