Elimde bir kırık saz,
Düşmüşüm bir yabancı ele
Yangını yangınım mı,
Alevi alevim mi
Bilinmez.
Buğulu gözlerin derinliğinde, kar bulutunun güzelliğinde, gece mehtabın ışıltısında, gündüz hayallerin esintisinde seni aradım; seni sordum tüm evrene, herkes 'Burdaydı.' dedi...
Dünyayı görüp de seni göremiyorsa bu gözlerim, gözlerime lanet olsun; tüm acıyı hoşgörüyle yoğurup güleryüzle sunan bu yüreğime lanet olsun seni hissedemiyorsa...
Canımsın dediğimde bin kere sızlarken içim, senden bir haber getirmeyen rüzgara sözüm yok; belki-bir umut- selamını getirir diye.
Ben köy kızı değilim...Köyü resimlerde gördüm çocukken ya da yolculuklarda yol boylarından görebildiğimce... Ne zaman ki evlendim, ayağım köy toprağına değdi...O zaman anladım köyün dumanlı havasının tadını... Eşimin memleketine (Anamur- Güneybahşiş) gittiğimizde köyü terk edeli çok olduğunu söyledi..Ben ısrar ettim..adeta tırmandık köy yolunu...Aslında ilerlerde bir yerlerde araba yolu da varmış ama, o an işte şurası benim doğduğum ev, dediğinde...hemen varıvermek istedim o eve...Ter içinde yukarı çıktığımda gördüğüm manzara öyle güzeldi ve güzel olduğu kadar da hüzün vericiydi ki...Tabiatın ortasında, cennet misali bir güzellik gel hele hoş geldin, der gibiydi...ama o viran evin kapısını -gıcırdayan kapısını- açtığımızdaki terkedilmişlik, yaşanmışlıklardan izler,elimizde olmadan hepimizin gözlerini yaşarttı. Şurada ben yatardım, şurada mum ışığında oturur çalışırdım derken bulutlanan gözler saklayamamıştı özlemi....Silinip giden,gözyaşları oldu; anılar kaldı yüreklerde...Oradan ayrılırken düşler kurmuştuk, gene gelelim diye...olmadı..Yirmi yıla yaklaştı, bir daha bu derece yakın olamadık o eve ama köyün başka evlerine uğradık arabayla geçerken...Güler yüzlü, misafirperver yörüklerin ayranlarını içtik, aşlarına ortak olduk...Bu güzellikleri unutmadan yaşamalıyız yerimizde, yurdumuzda...Sağlıcakla kalınız.
Sevgi ile tutunca dostça elleri; biten, sadece keder oluyor...ve yüzünüzde gülücükler oluşuyor dostluğun kollarının insanı böylesine sardığını görünce...Antoloji sayesinde kazandığım dostluklarla mutluyum ve istediğim tek şey herkes için huzur. Yaşadığımız ve bulunduğumuz her ortamda huzur. Bunu sağlamak da tek başına olmaz. Pasifize edilmemin neden olduğu kumar reklamlarının,süresi bitince kalkacağı dedikodusu umarım doğrudur. Desteğiniz için teşekkür ediyorum.
Ne ektin ki sen de, ne biçeceksin?
Tükettin şu ömrü, görmedin beni.
Senin bu çöl gel al,ne içeceksin?
Seni hayallerimin içine tutsak ettim,
Herhangi bir yerde ya da zamandayız artık seninle.
Başbaşa oluşumuzun bu ilk günü...
Gözlerim kamaşıyor gözlerinin ışığından...
Allahım bu ne büyük mutluluk!
Olur ya bir gün benden haber alamazsan,
Nerdedir diye arayıp durma.
Beni kelimelerin şarkısında-
Beni şiirlerin hamamında
Sevda türküleri söylerken bul.
Ey yar,
Ellerimdeki kır çiçekleri kokmuyor artık,
Gönül duraklarında bekleyişlere
Keşke gölgeni uğurlayabildiğim gibi
Anılarını da gönderebilseydim …
Gözyaşlarımda saklı kalacağını bilip de
Gitme, demeyi becerebilseydim keşke…
Duvarlarla arkadaş olurken
Biz olmanın güzelliğini unutsaydım keşke…
Bilinmezliklerin denizinde savrulurken yürekler,gözler kal deyip yürekler git diyorsa...öyle büyüktür ki yüreğin yarası...kimse çözemez bu kör düğümü...Gitme, demek de kolay değilken ne zordur yüreğin işi...Hayat...Acımasızlığını her safhasında gösterirken insana an be an, sadece güler yüzle bakabilirsek onu yeneriz...Kim bilir...Hayatın gücüne karşı sevgi ve hoşgörü...Dayanabilir mi yürek...Kim bile?




-
Ercan Keskin
-
Selma Şengören
-
Kubra Aydemir
Tüm YorumlarAynı yaşam dönemi şairleriyiz ...lügatimiz aynı
Dilimiz kekrek her bakımdan şiirsel benzer oldugumuzu gördüm ilginç geldi bana belki de yanılıyorum.
S evgiye hasret canlara hayat verensin
E skimez dostluğun güneş gibisin
R aks eder renkler gökkuşağında
A mber kokulu diyarın sesisin
P embe güllere yumak olmuş gönlümdesin..
Değerli Dost ve Güzel İnsana..Şiirleri okunası güzellikte, Sevgi ve Saygımla..
serap hocam siirleriniz çok süper...
siz kendiniz de süpersiniz
en içten dileklerimle
sizi çok seviyorum...