body {
background: #FFFFFF;
margin-left: 4px; margin-top: 2px;
Kararan,yüreğin olmasın, gün olsun; açar...
Bulutlar gökyüzünü sarsın, gözlerini değil...
Sen umut saç güzel gözlerinle bakmasını bilmeyene
Elinle verdiğin, gönülleri sarar sevgiyle; üzülme.
İşte şiire meydan okuyorum...
Gecenin bu vaktinde gel,
Gel de gir kalemime ey duygu;
Kır zincirini esir gecelerin
Ve haykır bana çaresizliğini sözün
Ki ezgiden nasibini almamış dizeler
Yine bir bayram geçti. Evlerin duvarları sırları sakladı, ya sokaklarda yaşananlar? Köşe başlarındaki sahipsizlik, ürkek bakışlar, ellerinde paketleri olanlara imrenerek bakışlar...Bunlar görebiliyor musunuz? Hep yukardakilere mi bakıyor o güzel gözleriniz, yoksa başınız aşağıları da görebiliyor mu? Bir sıcacık çorbanın buğusunda mutluluğu paylaşırken yuvanızda, dışarda yaşanan ya da yaşanmaya çalışılan hayatı hissedebiliyor mu yüreğiniz? Bir lokma bana bir lokma sana diyemiyorsanız bile, on lokma bana bir lokma sana diyebiliyor muyuz? O zaman el ele verelim ve bu çocuklar için bir şeyler yapalım...Neden mi? Çünkü bu çocuklar bizim.
Bir yüce dağın başına varıp desem; 'Seslensem burdan yarime.' Dağ, 'Olmaz.'der, 'Git işine.'
'Ne olur ki şuracıkta dikilsem, baksam selvi boyluma...gelir mi ki şurdan?
Ayrılıklar,hüzne sarılı bulut.
Sevda, eli yakan buz dağı.
Umut,yelkeni kırık gemi.
Özlem, dayanaksız beklenti.
Hey gidi gençlik, kararmış gözün...
Verdiğin sözü duy, sahibinindir.
Kanın delidir hep, kimedir közün...
Aşka dair sözün, sahibinindir.
ey yar...
seninle hasbıhal etmekten uzak kalan bu gönlü sildiğini bildiğim halde nedir bendeki bu hüzün bilmem..dağların doruklarından baktım da dün gece yarısı,sana doğru esen meltemin sesinden başka ses duyamadım...gönlünün ince sızısını hissettim de ses veremedim..bildim ki ey yar...bensizlik çökmüş omuzlarına ve bildim ki ey yar, yüreğin ağlar çaresizlikten...öten her bülbülün çığlığında biz varız ey yar...bildim ki gidişin sebepsiz değildir..bildim ki bu sevdadan korkmuştur yüreğin ve güldüm ey yar...dudaklarımı büküp de hayata...gönüller bunca sarmışken birbirini...gönlün sahibi bile koparamaz gayri yüreklerin ellerini...
boş ver yüreğim...boş ver..sen savrul kendi denizinde..dalgan bulur beni..sen es kendi seherinde, alevin şavkı vurur tenime...gül cemalini görmese de gözlerim..gördüğü andır ona can veren...hoş sözlerine hasret olsa da kulaklarım...bilirim düşüncenden geçeni..seni sana bırakmışım da gelmişim kendi dağımın yamacına..ne beklerim gel diye...ne bekle gelirim diye..sensizliğin çukuruna gömsen de beni..çukuru kazan sensin diye sevinir de girerim sonsuzluk dehlizine...




-
Ercan Keskin
-
Selma Şengören
-
Kubra Aydemir
Tüm YorumlarAynı yaşam dönemi şairleriyiz ...lügatimiz aynı
Dilimiz kekrek her bakımdan şiirsel benzer oldugumuzu gördüm ilginç geldi bana belki de yanılıyorum.
S evgiye hasret canlara hayat verensin
E skimez dostluğun güneş gibisin
R aks eder renkler gökkuşağında
A mber kokulu diyarın sesisin
P embe güllere yumak olmuş gönlümdesin..
Değerli Dost ve Güzel İnsana..Şiirleri okunası güzellikte, Sevgi ve Saygımla..
serap hocam siirleriniz çok süper...
siz kendiniz de süpersiniz
en içten dileklerimle
sizi çok seviyorum...