Serap Demirtürk Şiirleri - Şair Serap De ...

Serap Demirtürk


Korkuyu gördüm düşümde,
Çığlık çığlığa ağlıyordu.
Özlemin kucağına oturmuş,
Tir tir titriyordu.
Korkuyu gördüm düşümde,

Devamını Oku
Serap Demirtürk


Hayatı neresinden yakaladık?
Oltaya takılan balık çığlık çığlık...
Sesi olsa, çıkaracak, tık yok.
Denizin yosununda bin çile,
Her bir çilede mutluluk kefen.

Devamını Oku
Serap Demirtürk


Adam,yüreği yanarak
Baktı kuyuya,
Ta derindeki suda,
İçindeki özde
Gördü ağlayan gözleri.

Devamını Oku
Serap Demirtürk



Kaybetmeyi öğrenmek...
Sanırım bunca yılın verdiği olgunlukla ağaran saçlarım öğrendi de bir gün o güzelim rengini kaybedeceğini,ben öğrenemedim yitişlerdeki anlamsızlığı. Gerçeğin bazen bir balçığın içindeki zümrüt olduğuna inansam da, güzel sözlerin verilen armağanlar kadar kalıcı olmadığını öğrendim. Uzanan her elin, düşüncemdeki durulukta olmadığını öğreneli çok oldu ama gene de kendimi hırpaladım bunca yıldır yanıldın, diye de gene yanıldım, kendimle çeliştim. İnsan denen varlığın yüreğindeki duygular mı davranışlarına şekil veriyor, davranışlar mı onu çekiyor bir yerlere; sanırım bu dünyadan gitmeden bunun cevabını öğrenirim. Seven, sevilen, kavuşan, ayrılan, tükenen, yıpranan ama bir damla ışığı görünce düşen omuzlarını kaldıran insan, söyle bana umut ne ki, anlat bana sözler niye verilir ki, söyle bana insan niye yalnızlığında kendine sarılır ki...Upuzun bir ömür nedir ki...Bazen dolu dolu geçen kısa bir yaşama yılların sevgisini doldurur insan, bazen bükülse de beller, hala yaşayamadım der gönüller...Bir yüreğin içine kaç sevgi sığar, hiç düşünemem...Düşünmek istediğimde sayamam...Ne güzel sayamamak sevgiyi, ne güzel yitirmemek iç huzurunu...
Kaybedilenin ardından gözyaşı dökerken, yine de ne mutlu ki onu tanıdım, diyebilmek ve kaybetmeyi de öğrenmek ne güzel!

Devamını Oku
Serap Demirtürk


Kırılgan bir camdı saydam,
Akan gözyaşıydı yanaktan.
Sonsuz gibi görünen yolda,
Tek vücut olmuştu o an.

Devamını Oku
Serap Demirtürk




Parktayım... bir yerlerden bir türkü 'Dağlar benim var mı size zararım' diyerek yüreğime gönderme yapıyor. Etrafta giden, gelen, oturan, çiçek satan... Her can bin telaşla koşturmada, yüreklerinin isteklerini gömüp.

(Ne yapsam bilmem ki...)

Devamını Oku
Serap Demirtürk


Yokluğunda sen vardın gene; bir ışıktın yüreğimden,tüm dünyaya iyilik saçan.Ne güzel şey seni sevmek.Bir an dursa dünya inan,senin güzel bakışın canlandırır hayatı.Yumak yumak bir kartopu nasıl büyürse yuvarlandıkça, senin sevgin de inan büyüdükçe büyüyor bende kaldıkça.Yokluğunda sen vardın gene, şimşek gibi aydınlattın yüreğimin senli sensiz her yerini ve güç verdin bana bilmeden. Bu bir gizli güçtür, bu senden bana akıştır. Nehrin yatağını bilmesi gibi sular hep sana doğru akar.
Zamanın bir yerinde güneş batar belki, karanlığa boğulur tüm evren ve ben giderim. Hani hep gideceğim derdim de kızardın ya bana. Giderim işte bir gün de üzüldüğüm tek şey,vedasız gidişim olacaktır sana. Sana doyamadım diyemeden, bir veda edemeden gitmek var ya. Asıl ölüm işte o. Düşünme diyeceksin, bak bahara diyeceksin, kuşları ve çiçekleri anlatacaksın, yaşamak varken ölmek niye diyeceksin. Ama bilmezsin ki yaşamak ölüm varken güzel. Bir gün gitme durumu olunca yaşama daha sıkı sarılıyor kişi oğlu... Kalan bir süre var ve bu sürede nasıl yaşamalı da cenneti dünyada tatmalı? Ah gülüm, yaşamak seninle güzeldi oysa. Seninle yaşlanmak güzeldi. Sana bir çay demleyebilmek güzeldi.
Hayat çok güzel gülüm, çünkü sen varsın şu koskoca evrenin bir yerinde. Her sabah uyanıp güne günaydın diyorsun ve yüzünü yıkıyorsun, aynaya baktığında gördüğün gözde ben varım. Bu, dünyanın en güzel şeyi. Seni çok seviyorum aşkım. Beni unutmayacağını biliyorum. Canımsın dediğim ilk günden beri bendesin ve son güne dek bende kalacaksın. Söz veriyorum.


Devamını Oku
Serap Demirtürk

YİRMİDÖRDÜNCÜ MEKTUP
Ne seni unutabiliyorum, ne senden kalanları. Başımın içinde bir kanser tümörü gibi büyüyor büyürsun. Seni unutmamanın verdiği acılara dayanamıyorum artık. Unutamamanın bu kadar kahredici, çıldırtıcı olduğunu bilmezdim. Her yerde, her zaman benimle birliktesin, işin kötüsü herşey seni hatırlatıyor. Kalabalıkta gelişi güzel söylenmiş bir söz bile yetiyor seni düşünmeme. Yalnızlığımda ise sesin kulaklarımda çınlıyor, avuçlarının serinliğini hissediyorum alnımda. Yaşanmış zamanlar bir film şeridi gibi geçiyor hafızamdan. Anılarımızı en küçük noktasına kadar birer birer hatırlıyorum. İşte o zaman; bu seni unutamayan başı, duvarlara vura vura parçalamak geliyor içimden.

Renklerin, kokuların, seslerin ve ışığın bile seni hatırlattığı bir dünyada yaşamak, harikulade bir şey olurdu belki…

Ama sen de unutmasaydın. Beni unutmadığını, sevdiğini bilsem herşeye katlanırdım. Unutamamanın biriktirdiği o dayanılmaz acılar, unutulmamanın vereceği eşsiz mutluluğun içinde erir, kaybolurdu…

Devamını Oku
Serap Demirtürk



Karardı evren ve yok oldu gün ışığı... Dönüp de gitmek ve bir an kalmak isterdim o durakta....ama yok...gidemem ki...
Biliyor musun...insan sözüyle bilinirmiş... Sen benim sözünün eri insanımdın, ne oldu sana, bilemedim...Bir düşte mi yaşadım, yoksa yaşamadım mı...Gençliğimin en güzel günlerinde düşler denizinde savrulurken yüreklerimiz, ne çok severdik gelecekle ilgili günleri konuşmayı. Sen, ders aralarında bana gülümserken ben sana çay pişirirdim düşümde... Anlatılan ders kim içindi, hiç dinlemedim ki...Okul bittiğinde hiç ama hiç ayrılmama sözü vermiştik birbirimize de...Bu uğurda sımsıkı sarılmıştık birbirimize...Aynı yerde işe girdiğimiz o gün, bana dünyanın bütün çiçekleri derlenmişti sanki..Hayat...ne güzeldin...Sevmek, ne güzeldin..Bu tatlı sarhoşluğun adı mutluluk muydu...Gelinliğimle sana doğru ilerlerken ellerimdeki çiçeklerin yaprakları hiç dökülmesin istemiştim...Ne güzel kokuyorlardı...Tenin gibi...Her sabah seninle aynı çayın buğusunu paylaşmak, akşam yemeğinde seninle günün yorgunluğunu dindirmek...Buydu hayat benim için...Parasızlık hiçti, bulunurdu...Derdim parayla olmadı hiçbir zaman...Giden yıllar, giderken neyi sürüklediler ardından...bilemedim.Gözlerinin içinde kendimi bulduğum o günleri nerede bıraktım...
Hatırladığım...sadece geç kaldığın geceler, sabah uyuyup benimle kalkmadığın o sabahlar...ve o kara gün...Senin en sevdiğin yemeği yapmak için alışverişe çıktığım gün durakta seni yıllar önceki pırıltıyla, o güzelim bakışlarla gördüğüm an...Keşke bana bakarken de gülseydi gözlerin, ama...baktığın, ben değildim...
Gidişin habersiz oldu...Bunca sevginin ardından bir vedayı çok görürcesine..

Devamını Oku
Serap Demirtürk


Uzanan bir elde
Yüreğin özünde
Mantığın doruğunda
Huzurun içinde
Kapılar var....

Devamını Oku