Adını koydum yalnızlığın:
Adı sensizlikmiş.
Kapalı kapılar değil,
-Kabullenmesi zor olur bazı ayrılıkların.-
Nedendir bu, selvi boylum, nedendir?
Bunca özlem, bunca acı nedendir?
Hoşgörü, sadece hoşgörü ve anlayışın gölgesinde bütünleşmek...Belki de budur bayramın güzelliği. Eskilerde oruç bitiminde oruçlunun hakkıydı Ramazan Bayramı. Şimdi ise bu bayram, Şeker Bayramı olarak da anılıyor. Hani kurbana et bayramı derdik ya çocukken, Ramazanın da adı şeker bayramı oldu çıktı.
Yıllar aldı bizi nerelere getirdi… Geceleri annem ve babamın sinide yiyip içtiklerini gördüğümüzde ne yemişler diye bakardık. Uyur uyanık yatarken çocukluğumun sıcacık baba ocağında annemin okuduğu Kur’an sesi sanki hâlâ kulaklarımda.
Sonraları biz de büyüdük…”Sahura kalkmak istiyoruz.” diye diye yalvardığımız annemin bizi kaldırması... Biz kadınların(!) sahur sofrasını hazırlaması... Davulcunun bugünkü gibi kamyonetin arkasından jet hızıyla geçmeyip maniler okuduğu geceler... Sahur sofrasında uyur uyanık, ne yediğini bilmeden yatmadan önce kızaran ve sofra bezine sarılıp buğusuyla yumuşayan sigara böreğinin tadı hâlâ damağımda. Babam, sevgili babam-nur içinde yatsın-, ille hoşaf isterdi. Annem onun için kaysı hoşafı yapardı...Yenilenleri kaldırıp onlar abdest alırken baktığımız, seccadenin ucunda onlarla namaz kılmaya çalışmamız daha dün gibi… Televizyon yoktu ya o yıllar, radyodan Kâbe’deki ezanı dinlerdik. “Siz oruç tuttunuz.” diye Ramazan bayramında ayrıca özel bir hediye alırdı annemler ve karınca kararınca mutlaka yeni bir şey almaya çalışırlardı bir maaş, dört çocuk ve kira evine rağmen...
Sen sevip de sevilmemeyi bilemezsin.
Sevmemişsin ki!
Sen hasretle nasıl yaşanır,
Özlemle nasıl ağlanır,
img src='http://www.fotograf.net/ismailtutun/images/sergi2/103.jpg '
An olur, bir yudum suyun ferahlığısın,
An olur buram buram tütersin içimde.
An olur benimle ben olur yaşarsın,
An olur süzülen gözyaşısın gönlümde.
-Soğuk bilmez onlar...-
Sarıkamış...dağlarını kar mı almış?
Söyle bana neden boynu bükük gelinciklerin?
Alevlerin şavkı mıydı içini yakan,
Gönlünden ona akan ılık bir şeyler mi?
Bilemeden hiçbir sorunun cevabını
Gece gündüze bağlanmasa da
Hep onunla olmak isterdi…
Ne simsiyahı görürdü gönül gözü




-
Ercan Keskin
-
Selma Şengören
-
Kubra Aydemir
Tüm YorumlarAynı yaşam dönemi şairleriyiz ...lügatimiz aynı
Dilimiz kekrek her bakımdan şiirsel benzer oldugumuzu gördüm ilginç geldi bana belki de yanılıyorum.
S evgiye hasret canlara hayat verensin
E skimez dostluğun güneş gibisin
R aks eder renkler gökkuşağında
A mber kokulu diyarın sesisin
P embe güllere yumak olmuş gönlümdesin..
Değerli Dost ve Güzel İnsana..Şiirleri okunası güzellikte, Sevgi ve Saygımla..
serap hocam siirleriniz çok süper...
siz kendiniz de süpersiniz
en içten dileklerimle
sizi çok seviyorum...