Şenay Tek Şiirleri - Şair Şenay Tek

0

TAKİPÇİ

Şenay Tek

Köye gitmek iyiydi de, köyden dönerken babannemi ve dedemi ağlar halde bırakıp dönmek yüreğime çok otururdu... Çünkü bilirdim ki; Biz döndükten sonra babaannem bir hafta boyunca üzüntüden doğru dürüst yemek yemezdi... Geride bıraktığımız oyuncakları görünce ağlardı.. Bu yüzden İstanbul'a döneceğimiz vakit yanaştığında toplanmaya başlar, ortada kendime ait hiçbir şey bırakmamaya çalışırdım.. babaannemin beni hatırlayıp ağlamasını üzülmesini istemezdim.. gitmek mi zordu, yoksa dönmek mi zordu şimdi bile isimlendiremiyorum..
artık memleketten dönerken arkamızdan ağlayacak ağıtlar yakacak hiç kimsemiz kalmadı..Bizi karşılıksız sevecek, sorgusuz sualsiz sevecek kimsemiz kalmadı..Sahi ne diyordu şair;

Gitmek mi zor, kalmak mı zor...?
Alıştım mı sensizliğe, unuttum mu sor..
Her lafın sonu yine senin haberin..

Devamını Oku
Şenay Tek

Babam her sene bir aylığına da olsa, babaannemle dedemi sevindirmek için beni köye gönderirdi... Ve dedem, her köye gidişimde, Bir önceki seneye göre ayağım büyüdüğü için, köyde giyeyim diye bana yeni bir çıtçıtlı lastik ayakkabı alırdı.. bir sene kırmızı alırsa,diğer sene yeşil alırdı... Bana lastik ayakkabı alacağını bildiğim için dedemin kasabadan geliş saatini iple çekerdim.. öğleden sonra saat 4.00 olduğunda yolun başındaki çeşmenin yanına gider, uzaktan doğru köy minibüsünün görünmesini beklerdim... Dedem geldiğinde Ve elindeki bavul açıldığında, burnuma gelen o üzüm kokuları, domates kokuları hâlâ burnumda tüter...Helede ayakkabıları poşetinden çıkardığımda ortalığa yayılan lastik kokusunun bana verdiği mutluluğu kelimelerle ifade etmeye kalksam, dünyadaki tüm lisanlar yetersiz kalır...O günkü çocuk aklımla, o kadar mutlu olurdum ki; anlatamam...

Sonra nemi değişti ;
Ben büyüdüm...Dedem ve babannem küçüldü..küçüldü..Toprak oldu... artık memlekete gittiğimde ayağıma lastik ayakkabı alacak kimsem kalmadı...evler ,
kapılar, kilitler, hayatlar, en çok da insanlar değişti....

Devamını Oku
Şenay Tek

İflah olmaz yaralarıma merhem senmisin..?
Derdime derman olan son dirhem senmisin..?
Zerreden kürreye her bir pârem,
Kendimden bile sakladığım çârem senmisin...

Bulutlardan damla olup düşen senmisin...

Devamını Oku
Şenay Tek

İnsan saramadığı yarayı saklarmış..
Bazen bir gülüşün içine..
Bazen de derin bir sessizliğe..
Velhasılı kelam;
Mutluluktan gülmez her zaman insan..
Çoğu zaman hüznünü saklama çabasıdır gülme sebebi..

Devamını Oku
Şenay Tek

Bazı kadınlar, kendilerini mutlu etmek için sürekli süslenir ve sürekli makyaj yapar...
Bazı kadınlar ise sadece gülümser...dünya onların gülüşleri ile güzelleşir...
Ne hoş bir güzelliği vardır;
Hafif adımlarla, dünyadan gülümseyerek geçenlerin...
Kimseye kötülüğü dokunmadan,
onurlu bir yaşamı seçenlerin..

Devamını Oku
Şenay Tek

Bütün pencerelerde bekleyen benim..
Ve
o çalmayan bütün telefonlarda,
aylardır konuşan da...
Kabul...
Bir kez yolda karşılaşalım,

Devamını Oku
Şenay Tek

Ben hiç meyletmedim lüks bir yaşama..
Bir villam da olmadı lüks tarafından..
Makamlı adamlardan emir almadım...
Hiç ödün vermedim adamlığımdan..

Benim hiç birikmişim olmadı..

Devamını Oku
Şenay Tek

Kusur bende, suç bende...
Sen bana gökyüzünü vaadet medinki ..
Yüreğini gök belleyip kanat çırpan ben idim ..

Ben ağladım, ben güldüm, bu benim sahnem.
Ben yaşadım, ben gördüm,yok bir bahanem..

Devamını Oku
Şenay Tek

Ben hâlâ aynı çocuğum...
Azıcık içim, çokça dışım yıprandı, hepsi o kadar..
Bazen çocuk yaşta sekiz,
bazen 78 buçuğum...
Büyütmemek lazım, her sözü bu kadar...
Bazen martı gibiyim, kanatlarımdaki rüzgarla yaşıyorum...

Devamını Oku
Şenay Tek

Bizim çocukluğumuzda, pazar günleri ülke genelinde banyo günüydü.. evlerde doğal gaz yoktu.. birçok evde tüplü şofben bile yoktu.. sobaların üstüne kazanlar koyulur, kaynayan suyla evcek sırayla banyo yapılırdı.. yine ayrıca, TRT'de, pazar günleri ikindi saatinde Yay isimli bir dizi yayınlanırdı.. başrolünde William tell oynardı.. hepimiz o saati iple çeker, yarım saat önceden televizyonun başına oturur, dizinin başlamasını beklerdik... Yine böyle günlerden bir gün, hepimiz banyomuzu yapmış,
Televizyonun başında dizinin başlamasını bekliyorduk... Babaannem de neçeğini dizlerine sermiş, saçlarını tarıyordu.. Tam o sırada dizi başladı... William tell ekranda göründü.. babaannem Tam da William tell'in görüş açısındaydı... William, Uzun saçlarını salladı... Ekrana doğru şuh ve gizemli bir bakış attı... babaannem bir hışımla dizindeki neçeği aldı, başına örttü... Neçeğin bir ucuyla da ağzını kapattı..Çocuk aklımızla babaannemin bu hareketi karşısında şaşırdık ve ona niçin böyle bir şey yaptığını sorduk..
Babaannem;
-"Ergiçler saçımı mı görsün yavrum" deyincede kahkahayı bastık ve;
-"babaanne Biz onları görüyoruz.. Onlar bizi görmüyor ki" dedik...
Babannem;

Devamını Oku