Gözlerin gözlerime değmeye görsün..
Elim ayağıma, yüreğim yüreğine dolanır
Usul usul gönlüme yağan,
Gülümsediğin vakit, eriyip içime karışan,bu sonsuz huzur SEN misin..?
Gözlerinden göğüme sayısız yıldız akar..
Bir gülüşün içimde binlerce lamba yakar..
Bir kurtuluştur o an çağrılsa senin adın..
Sesin ne kadar sıcak, sesin ne kadar yakın..
Tabiat bir bembeyaz gelinlik giymiş gibi..
Güneş tenine dokunur yine.. Yastığın kokuna sarılır..
Gözyaşların yanaklarına kavuşur yine..
Peki ben?
Ben kavuşur muyum sana..?
Sahi neydi güven..?
GÜVEN, göle maya çalmaya giden Nasrettin Hoca'ya, eşinin;
"O kadar yoğurdu kim yiyecek..?“ demesiydi…
Anlayabilene..
Güz ne bilsin baharın içinde kaç gül vardır,
Buz ne bilsin damlanın içinde kaç sel vardır.
Gece atlas bir kumaş gibi gerilir ufka,
İz ne bilsin Mecnun’un içinde kaç çöl vardır.
Güzel insan aramak ile,
insandaki güzelliği aramak
arasında derin bir fark vardır..
Arifler candaki güzelliğe...Cahiller tendeki güzelliğe bakarlar
Bazı cümleler vardır,
Güzel insan yüzünden değil..Hüznünden tanınır..
Güzel ruh,duyarlıdır..
Yanından geçen karıncanın ayağındaki ağrıyı bile dert edinir..
Bu yüzden alın çizgileri fazla, bakışları derin, gülümsemesi hüzünlüdür...
Güzel insan, güzel yüzlü değildir..
gül yüzlüdür..
Saymadım, hasretinle bu kaçıncı yılbaşı..!
Bir ihtimalde olsa, döner diye bekledim...
Ne bir demet karanfil, ne bir damla gözyaşı,
Bir hal hatır sormayı dener diye bekledim...
Ehline düşmeyen sevda ne acı..
Bugün de; yarına erteledik yine her şeyi…
“HAYALLERİ”
“DÜŞLERİ” ve
“ÖZLEMLERİ”




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!