Ey bakışınla darmadağın ettiğin yalnız kalp,
Bir tek bakışınla içimdeki nefsin evi yandı.
Yüzünde güneş gibi bir parlaklık,
bakışında gecenin ayı var,
Dışın bahar gibi güzelken,
içinde matemden kelimeler gizli.
Sana mavi bir gök getirsem
Gözleri yıldızlardan çalınma
Saçları Güneş’ten alınma
Yollarında hasret kokusu
İçinde sevda türküsü
Kenarında işlemesi sarı bir yazma
Merhaba Artemis,
bugün sana yüreğimden akan son cümlenin
dilsiz kıyametinden yazıyorum.
Boğazımda düğümlenen hakikatin
Gecenin omzuna yasladım yorgunluğumu,
Adının her harfi fısıldadı içimde
Kalbim, ilk kez bir durakta inmeyi öğrendi,
Saçlarının gölgesi düştü zamanın yüzüne,
Ben bir ayakkabı tamircisiyim
önümde eski yollar
Heybemde dikiş dikiş kader
İçimde kopan fırtınalar.
Adını yazdım,
Tabanını bastığım her adıma
Yangın çökmüş yüreğime,
şakağıma kar izi değdi.
Yalnızlığımın adı da yok tarifi de.
Gözlerimde bin yıllık özlemin ahı,
Hasretin mabedim, her yanım zemheri.
Tozlanmış yüreğim,
Gecenin içinde sen diye yanarım,
Islak bir mektup gibi, kalbin ellerimde.
Adını her harfte biraz daha anarım,
Unutur sandım da...
Yine de unutamadım.
Beni kaybettin...
Bunu en son sen anlayacaksın.
Bir sabah çiçeklere su verirken.
Bir akşam perdeyi kapatırken.
Belkide bir şarkının en sevdiğin yerine gelince
İçin yanacak, kalbin acıyacak.
Sustu artık diller, kesildi o son feryat
Bu vefasız dünyadan, oldu ruhlar azat.
Ne dünyada bir yeri kaldı, ne göğe ulaşdı.
Arada gizli bir perde, ruhu sessizce sardı.
Toprak çekilir üstüne, kesilir bütün sesler.
Sûr'un sesiyle sarsılır yer, gök ve tüm kâinat,
Uyanır binlerce yıllık o derin uykudan hayat.
Berzah’taki perde kalkar, aralanır o gizem,
Başlar artık ruhlar için en büyük, en gerçek dem.
Toprak yarılır birden, her zerre dile gelir,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!