Çatısı akan evimde hazandan hüzün kaldı
Yer yatağım soğuk, yastığım soğuk.
Çatlamış duvarlarda siyah beyaz resimler
Çerçevesiz duruyorlar, ifadeleri donuk..
Masamda kırık kadehler ve görmezden geldiğim
Yalnız senin hasretini çekiyor
Seni özlüyorum yemin ederim
Sensiz hayat ölüm gibi geliyor
Ölmüşüm say, ki ölü’den beterim..
Reva değil hasret terazisinin
Bir ailem yokmuş gibi
Evim barkım yokmuş gibi
Bir toprağım, bir sokağım
Memleketim yokmuş gibi,
Sürüklenip duruyorum
Öz vatanım, öz yuvam da
Aç gözünü
Göz bebeğim, uyan gidelim..
Bu karanlık şehir bize iyi gelmedi,
Örttü üstümüze kara kışları
Değişmedi mevsim hiç, bahar gelmedi.
Gecenin siyah rengi titrer mum ışığında
Gözlerim alacalı bir hayale takılır,
Kehribar gülüşleri kalbime aktığında
Bütün duvarlarımda kor bir ateş yakılır.
Yedi sarı kelebek yedi ayrı çiçekte
Çare yok yüreğimin matemine yasına
Düştüm çıkamıyorum bir derdin halkasına,
Kurtulamam sığınsam dağ'ların arkasına
Vakti\dir ecel gelsin, ölüm dileniyorum
Yaşadığım her güne, bıçak bileniyorum..
Ne çektiğim acıyı nede üzüntümü bil
Ne teselli ol bana nede gözyaşımı sil,
Var git kendi yoluna kurduğun düzenine
Bana uzak ol yeter ki dilediğince sevil,,
Ne sahip çık sevgime nede koruyup kolla
Kahrolurum gözlerinde yaş görsem
Sen ağlarken gülmek haramdır bana,
Ben susuz kalmış mecnun’um çölüm sen
Senden başka herkes yalandır bana.
Mabedime doğar ışıktır yüzün
Direnmekti yaşamak
Çocukluğa, gençliğe
Olgunluğa ulaşmaktı,
Sevgiydi, saygıydı her bir basamak
Geceden güne koşmaktı
Emekti, alın teriydi
Kor alevler içinde bir yanıp söner gibi
Öfkeli cellatların kılıçlarında durdum,
Boğazıma düğümlü küfürler kuyu dibi
Bir silah şakağımda kendi kendimi vurdum..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!