Bir çığ gibi düşerken bakışların
Yüreğime hançer misali değdi,
Sığmadı içime kalp atışlarım
Aşk değilse beni tüketen neydi...
Korkular sardı çehremi sinsice
Farketmiyor artık ne gün ne gece
Zamana yenildi kısacık ömrüm,
Başına geleni bilircesine
Nisan’ın hüznüne kapıldı gönlüm...
Hedefinde kaldı kırık kalplerin
İlk kez bir yağmurda ıslanır gibi
Sessizce ağır ağır yürümekteyim
Merhamet arar gibi yorgun ayaklarım
Aldığım her nefeste tükenmekteyim
İstemesemde yalnızlık gölgeme vurur
Lanetlenmişcesine karşımda durur
Derme çatma bir hayatın
Kucağında ratsgele
Boynu bükük hayallere
Adanmış yaşıyorum,
Fırtınasında öfke, yağmurunda kavgalar
Gözden düşmüş kaderin ağında çürüyorum..
Nazlı canan haber salmış
Tez gel yarim,tez gel diye.
Mektupta gözyaşın salmış
Gözüm pınarım sel diye...
Hasretten düşmüş yatağa
Kilitsiz demir kapılar
Ardında yıldızlı gece
Gölgesi çıplak ağaçlar
Yol kıvrılır dönencede,
Toz duman içinde şehrin
Büyüsü bozulur sonra
Anlatsa da anlamazsın halinden
Acıyı canından can kopan bilir
Gece gündüz sönmeyen ateşinden
Yanmayı bağırına kor düşen bilir..
Kalmamışsa yaslanacak bir dağı
Kalbim hasretini yendi
Yok hükmünde bir efendi, zor artık,
Sırları ifşa edildi
Bundan sebep örselendi
Onun için bir gelecek yok artık...
Ve sancılı bekleyiş çıktı karanlığından
Yerle yeksan olunca büsbütün köşe bucak.
Zaten başına buyruk gidişi inadından
Ne vardı bir hiç'liğe pervasızca koşacak..
Kırılmış metaneti yığılmış dizlerine
Sen bir adım attında ben
Koşup sana gelmedim mi?
Bir tebessüm edişine
Ben bin değer vermedim mi?
Senin sevgin eksilirken
Ben hep seni sevmedim mi?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!