Şöyle dört başı mamur alabildiğine hür
Eteğinden kar düşen dağlaramı sığınsam,
Şu yorgun hislerimi sırtlanıp çıkıp yola
Beni bana bırakmaz her ne varsa arınsam..
Azap ateşi gibi bendimi çevreleyen
Utanma arlanma yok gizli saklı kalmadı
Kimin ne mal olduğu belli değil efendi.
Sorsan herkes ak kaşık,kanatsız birer melek
Kimin şeytan olduğu belli değil efendi..
Fitne,fesat,dedikodu almış başını gitmiş
Ben eski ben olsam böyle yapmazdım
Olur olmazı kafama takmazdım,
Kördüğüm olsada kaderin ağı
Karalar bağlayıp dert'te yanmazdım.
Varsın türlü türlü tuzak kurulsun
Neden kibir akıyor ey cahil her yerinden
Nedir bu üstünlüğün söyle diğerlerinden,
Kuru bir can değil mi senin de taşıdığın
O da vakti gelince gidecek ellerinden..
Arşa dikme gözünü biraz yere yakın dur
Gelir diye umutlanma boş yere
Bin adak adasan bile faydasız.
Gönlüm sana kırıldı ya bir kere
Yanıp sönüp kül olsan da faydasız..
Artık seni istemem baş ucumda
Gecenin bir yarısı çıldırmış olmalıyım
Peşinden koşuyorum uzayan karanlığın,
Katli vacip vicdanımı nasıl soğutmalı ki
Çıkmalıyım koynundan bu arsız insanlığın..
Bir işkence misali gittikçe ağırlaşan
Vicdanımda kıvranan sinsi bir yara gibi
Kanadıkça içimde daha derinleşiyor,
Onca acı, kederin elbet var bir sebebi
Ne gözyaşım diniyor ne kader değişiyor…
İhanetin koynunda asaletim kaybolmuş
Kadife güller süsler huzur dergah'larını
Gazel edip mest eyler bir bir konuklarını.
Gönüller sefa ile çağlarken en derinden
Ney üflenir aşk ile Neyzen'ler söze gelir.
Kestim senden ümidi
Ne arar, ne sorarım
Onca vefasızlığı
Nasıl hayra yorarım,
Biteceği mi kalmış
Çoktan bitmiş mevzumuz
Kaç mevsimi geride bıraktık bilmiyorum
Yılgın gönüllerimiz sevdaya kapanalı,
O eski şarkılarda maziyi dinliyorum
Ve hala özlüyorum ayrıldık ayrılalı...
Ne zormuş unutması o masum hallerini




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!