Ab-ı hayat uzanır dökülür sere serpe
Muntazam duruşunda asil bir tescin ile
Gece karanlığına yansıtır siyah perde..
Hürriyet uykusunda süslü , renkli bahçeler
Vakur görünüşüne soğuk bir telaş düşer
3 - 5 Sarhoş anı'nın seyrindeyim bu akşam
Düş kırıklıklarımla boşalıyor kadehler,
Dost görünen şarkılar çalınır kulağıma
Canlanır hafızamda birebir ihanetler..
Kirpiğimin ucunda davetsiz gözyaşlarım Zamanı yavaşlatır acı hatıralarım,
Günler akıp giderken kör karanlık odamda
Ben kıştayım, ben hasta, ben yastayım diye bil,
Kendimi kaptırdığım şiddetli fırtınamda
Ben acıyım, ben keder, ben beterim diye bil..
Artık iflahı olmaz aşk ile yoğrulmanın
Bırakıp dargınlığı buluşsakmı ne dersin
Şart değil konuşmamız, demli bir çay içeriz,
Tıpkı eskisi gibi beni ikna edersin
Yine mavi sandalla, şu Boğaz’dan geçeriz.
Biter kırgınlığımız, hasretle sarmaş dolaş
Kimse bilmez derdim nedir
Bulamam derman nerdedir,
Beklerim ama yar gelmez
Hasret gözümde perdedir...
Aşılmaz gittiğin yollar
Yedi düvel öteden işitilir sesleri
Rüzgar kanatlı at'lar dört nala koştururken,
Yansıyor ufuklara yeleli gölgeleri
Tamda şafağa yakın, tamda güneş doğarken..
Başlarında hilâl uç'lu çelikten miğferlerle
Işık yakma çehrem aydınlanmasın
Bozma karanlığın sükunetini.
Dokunma anılar ayaklanmasın
Alma ellerine esaretimi...
Bırak yalnızlığım dolsun içime
Kimbilir ne acılar birikti yüreğine
Soğudu geclerin,karanlık mabedinde,
Beklediğin umutların herbiri bir köşede
İçersine hapsolduğun kafeslerden firarsın...
Lütuf bildin herşeyi kimden gelirse gelsin
Sahiplenme yüreğimi
Çok efendiler gördü,
Her biri ayrı ayrı
Yolun başından döndü,
Yürekler cesur değil
Aşkı yaşayacak kadar,
Amansız gitmeler olmasa vuslatlara ne gerek
Gönüllere düşermiydi hasret ateşi,
Herşeye inat sevmeler taa yürekten olsaydı
Hergün başka doğmazmıydı sevda güneşi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!