Şu can yangınlarının bilirim yok çaresi
Kırıldıkça başa dönüp yeniden kırılacak.
Hüzün eşiklerinde bitecek hikayesi
Vakitsiz gelen acıyla kapısı çalınacak..
Dört duvar arasında yükselirken çığlığı
Kaçırdım son vapuru da
Bugün de gidemedim
Yol büyüdü gözümde, yol çekilmez geliyor..
Olmaz diyenler haklıydı
Yoktu hiç oluru da
Kestim ümidi bende, o da bunu biliyor..
Kilitsiz demir kapılar
Ardında yıldızlı gece
Gölgesi çıplak ağaçlar
Yol kıvrılır dönencede,
Toz duman içinde şehrin
Büyüsü bozulur sonra
Anlatsa da anlamazsın halinden
Acıyı canından can kopan bilir
Gece gündüz sönmeyen ateşinden
Yanmayı bağırına kor düşen bilir..
Kalmamışsa yaslanacak bir dağı
Kalbim hasretini yendi
Yok hükmünde bir efendi, zor artık,
Sırları ifşa edildi
Bundan sebep örselendi
Onun için bir gelecek yok artık...
Ve sancılı bekleyiş çıktı karanlığından
Yerle yeksan olunca büsbütün köşe bucak.
Zaten başına buyruk gidişi inadından
Ne vardı bir hiç'liğe pervasızca koşacak..
Kırılmış metaneti yığılmış dizlerine
Acılarla yoğruldum yine zamansız
Süngüsü yüreğimde paslı demirden,
Hiç bu kadar derinden hissetmemiştim
Paramparça bedenim binbir yerinden..
Hayatın perdesini aralayıp bakınca
Boynumda ki zinciri görüyorum gölgemde,
Gözümde biriken yaş yanağımdan akınca
Devrilir yaşlı çınar bin asırlık gövdemde..
Acının tarifi yok yaralanmış ruhumda
Yanıyor kandilleri yine perili köşkün
Kırık pencerelerde uçuşuyor perdeler,
Derin çatlaklarından geçerken sarhoş rüzgar
Şeytan pusuda sanki karanlığı irdeler..
Duvarı süsler eski yağlı boya bir tablo
Öyle mahsun öyle yalnızlaşmışken
Kaderim borçluydu son bir şans bana,
Gönlüm artık elden dilden düşmüşken
Kendime küsmüşken rastladım sana..
Yağmur mevsiminin koynunda yattım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!