Gün bitmiş çoktan bizde
Yarın geç kalır
Bedeninle ruhun aç kalır
Odia!
Bu ölmüş yoktan evde
Her köşe, sıkıcı odam bile
Güzelliğini düşündükçe
Şakırken bülbül gibi
Dünyayı atomlarına kadar çalıp
Koyup cebime, yanına kaçasım geliyor
Issız bir vadide tek başına akan bir nehir
Kimsesiz çırılçıplak gecelerde dolunayla sevişir
Issız bir vadide yolunu kaybetmiş bir sefil
Tumturaklı hecelerde boş kadehleri devirir
Ay yüzünü dönse aşk dönmez
Kaçaklar kenti
Kaçaklar kentinde kaçıklar
Saçaklar altında saçıklar
Dört yana dağılmış bir çıplaklık
Asfalt yolları patikalara bulamış
Esaret esir almış kendini
Ona bir hikaye yaz
Benliğinin nadide bir eseri olsun
Ona bir hikaye yaz
Okudukça gerçek Selimi bulsun
Ona bir hikaye yaz
Gerçek seni buldukça
Pek de alışık olmadığın
Aslında hep olması gereken
Ya da yüzünü dönmen gereken yerde…
En kırılgan en acıtıcı,
Anılarının hayaletvari dolandığı
Sardıkça daha da yalpalayan
Gidiyorum buralardan olmadığın yerlere
Gidiyorum buralardan olmadığım yerlere
Her şeyi bırakmak ö-y-lesine kolay ki
Bugün parçaladığım resimleri
Yeniden yapıştıramam
Sınırların ötesinde
Belleğim zorlanırken
En geniş ayrıntılar
Boşluğa kaçar
Vaatler verir düşlerim
Keyifsizken
Issız kalmak bir köşede
Tercih edilmiş bir durumdu aslında
Yine de kabullenilebilir bir ruh hali değil umurumda
Güz rengine boyalı odamda
Gölgeler raks ederken koynumda
Aslının özlemi tükenir ki umudumda
Bir aşk ki öylesine...
Öylesine sıradan ve sıradışı
Duygular göğe yükselircesine
Yükselircesine aralardan ve salıntılı
Benliğimi kaybettim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!