Sende beni davet eden ne
Rize'nin vahşi asi yeşili mi
Peki sen her daim
Nasıl bu kadar sakin ve güneşlisin...
Kaçkarların dik uçurumları
Sen böyle değildin
Başkalarının mahremine
Saygı gösterirdin
Susman gerektikçe
Daha da coştu kalemin
48 yıllık hayatım boyunca
Tek ama tek bir gün
Kimseyi aldatmadım
Tinsel aşkla tensel aşkı
Birbirinden ayırmadım
Uyuya kalmak istiyorum
Ne yeryüzünün en ücra köşesi
Yastığımın buhar kokusu kuytusunda
Ne gökyüzünün masumane mavimsi derinliğinin koynu altında
Ezgili bir ses işliyor ayık düşlerimi
Sallanan koltuğunda
Akşamüstü huzuru
Güldürme beni
Yürü hadi!
Durarak geçemezsin bu yolu
Senin gibi bir Şaheserin
Koynunda uyuyup uyanmanın
Varoluştaki en harika şey
Olduğunu bilmeyen her Aşk
Sonsuz kere eksik
Penceresi kapalı kapılar açıyorum
Buğusu vebalının ardına bakıyorum
Duyamayınca toprağın nemli kokusunu
Hayalimi yazdığım camlara tozan oluyorum
Ciğerime beşer(i) bir dumanın zehrini salıyorum
Silmeye kalkınca kurumuş göz yaşlarımı
Canım perim
Kabuk bağlamışsa bir yara
Unutsan da geçer
Unutamasan da
Eşeleyip dursan bile




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!