Susmak daha iyi anlatırdı
Bu durumda geçmişi
Benden mi geçmiş
Şu 'kocamış' şehirden mi acaba
Sayın hanımefendi
Neden bu kadar güzel olmak zorundasınız
Ben bu düşten
Bu gülüşten
Ben bu güneşten
Söyle nasıl vazgeçerim
Cennetten bir nehir akar yüreğime
Hülya'ya şiir!
Hülyalara mı kaldı
Anlamsız ön açıklamalar
Pestilini mi çıkardı
Anlamlı duygulanımlar
Tanrının mı gazabı
Kapılar sonuna kadar açıldı
Pembemsi karlı yarı gölge gökyüzüne
Puslu pencerem kırıldı
Göçen kuşları görmenin şiddetiyle
Uçuşan beyazlık etrafta
Seni fısıldıyor
Şehir ışıkları
Hissediyorum uğultuyu
O kadar gerçek
Ve o kadar yalan
Gözlerim gülümsüyor
Artık bundan böyle
Yeni bir aşk doğacak
Adımların yavaş yavaş
Duyguların güçlü olacak
Bir bakacaksın gelen gün aydınlık
Bir bakacaksın giden aşk yalnızlık
Gerektiğini söylediler
Gerekliliğini belirtmediler
Umurumda değil sanıyorlardı diye düşündüm
Omuzlarına hafifi bir hışırtı düşürdüm
Omurlarında pek bir biçem yüklenmeyen düşünüm
Umurlarında sıradan bir geçit töreni edası bürünüm
"Yayla yayla, yol yol düştüm kapına,
Umut umut, kul kul düştüm kapına.
Gel, dökül ömrümün sırsız kabına,
Damla damla, sızı sızı sevdiğim."
Turgut Uyar (1947, Sevdiğim, 'Yitiksiz' )
Benim adım Şeyma
Perilerin hasıyım
Kendi dünyamda
Cinlerin tasıyım
Adam çarpmada




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!