Seni unutmak üzerine kurmuşum yaşamımı
Yaşam bir şey, bir şeyler üzerine kurmak yaşamı
Akıntıdaki bilincin kendisini tanımladığı...
Ya işte her gün adımı koyuyormuşsun
Kaçağın borcu kaçtığına sayılır derdim
Yalan!
Benim kalbim sana Ruhumda
Sonsuz bir Aşkla mühürlendi
Ama dünyevi arzularım
Devasa bir yangın gibi
Varlığıma düğümlendi
O dorukların en tepesinden
Sevgiye kanat açmak isterdim hep
O dağların eteklerindeyken
Sensizliğe son vermek isterdim hep
Ekinim cicim esin pınarım
Ninnilerden gelen güzel bir ses kulağıma
Aşkı çağrıştırıyor
Uyku zamanı gelince gözlerime bir anda
Aklım masallara dalıyor
Düşlerde renklerin hepsi bulunur
Seni ilk gördüğümde
Tüm nefesler tutuldu içimde
Ne olduğunu anlamadım
Sana ilk aşık olduğumda
Koskoca bir kainat kaynadı Ruhumda
Ekran tozlu
Camlar buğuluydu
Erkân kalabalık
Parklar kuğuluydu
Şartlar müsait
Şiltler kutuluydu
Hey sen! Etrafımda uçuşan
Hey siz! Duygularımda yoğunlaşan
Hey sen! Vazgeçilen vazgeçilemeyen
Hey siz! Kim bilir nerelerde seyir eden
Sığ denizler derin okyanuslar
Arzularını soracak
Galata köprüsünde
Elimde bir kitap
Ay ışığında okuyorum seni
Kainatın büyülü bir hikayesini
Sapsakin günler geride kaldı
Tatlı bir güzel kapımı çaldı
Yapyakın dünler raflara kalktı
Upuzak yarın ruhuma daldı
Seni bir yerlerden tanıyorum
Nasıl olsa ki demeden umut eder insan
Hasıl olmasını ister gidişatının mevhumunun
Sonu ölüm de olsa herşeyin
O akış içerisindeki en ufak çoşkulu kalışa aşıktır
Yeniden dirilen insan yeni acılara mahkum
Yaşayanın yanına gelmedi ki kendisi için ölüm




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!