Biz kul hakkıyla tırmanmayı, tırmanırken tırmalamayı değil, kendi hakkımızla hak ettiğimiz noktaya gelmeyi severiz.
Kul hakkıyla hak etmediği noktaya varan, tırmanırken tırmaladıklarının ahıyla elbet bir gün hak ettiği yere çakılır, iyi biliriz.
Selim Akgün
Sonra, insan kıyafetine cuk diye girdi birçok sırtlan.
En yakışıklısı ya kanından ya canından...
O yakışıklı, baktı senin yerine kendi camından.
Olmadan kopardı yarınlarını o incecik dalından.
Vermedin ki fazlasını! Olmadın ki canından!
Her sayfasında,
her cümlesinde sana korkular okutan,
korkulan yaşatan bir defter düşün.
Huzuru, mutluluğu okumak,
yaşamak adına
ısrarla çeviriyorsun sayfaları
Uzunca zamandır kilitli olan kapıların
kilidi bile sevilir,
sırf beklenenin gelişine
şahit olduğu için.
Kapının gözü sevilir,
uzunca zamandır görülmeye değer
Zamanın birinde tüm hayvanlar kaplumbağanın yüküne acıyıp ortak bir fikirde buluşmuşlar. Fikrin güzelliğinin heyacanı ile fikri hemen kaplumbağaya anlatmışlar.
“Sana daha korunaklı ama daha hafif bir kabuk yapacağız. Böylelikle yükün hafifleyecek, daha hızlı olacaksın.” demişler. Fikir kaplumbağanın hoşuna gitmiş. Hemen kabuğunu değiştirmişler. Kaplumbağa gerçekten hızlanmış, yeni kabuğunun sağlamlığı eskisinden daha fazlaymış. Tamam, her şey eskisinden daha iyiymiş ama hep bir şey eksikmiş gibi hissediyormuş kaplumbağa. Başkasıymış gibi, kimliğini yitirmiş gibi.
Tüm şartları olağanüstüyken eski halini özler olmuş.
Zaman sonra canına tak etmiş, eski kabuğunu istediğini söylemiş diğer hayvanlara. Bunu söylediğinde bile eski kimliğine yaklaştığını hissetmiş.
“Her şeyin daha iyiyken neden?” diye sormuş diğer hayvanlar.
Kaplumbağa şöyle cevap vermiş:
Evlilik aşkı öldürüyor diyenler, zaten ölü olanın dirilmesini bekleyenlerdir.
Öğretmenler günün kutlu olsun sevgilim
Sakın deme Ben öğretmen değilim.
Sen gördüğüm en güzel öğretmensin
Bana sevmeyi öğrettin...
Dün biter gün gelir
Gün biter yarını getirir...
Sayıların asalını öğretmişti öğretmenlerim,
Lakin asıllarını,gelişini beklerken öğrendim sevgilim...
Demek ki Ben matematikçi değilim.
Şu hayatın matematiğini sende öğrendim sevgilim.
Ben bir etkisiz elemanken şu hayatta
Gözlerinle çarpıldım,binlere bölündüm;
Binlerce parçamla sende toplandım sevgilim...
Abartma deme evvelim,
Sensin benim en iyi edebiyat öğretmenim.
Yüzlerce şiir büyüttüm belki sana ama,
Gördüğüm en güzel kitaptır gözlerin...
El freni yok yüreğin,vites hep boşta
Yürek yokuşta...
Çeken olursa yukarı,
Düz yollar bile aykırı.
Engebesi aşkta güzeldir yolun,
Siz iyisi mi yola koyulun
Toz bulutundan yağmur beklemek gibi;
Eksik olan yerinden sevdim seni...
Bir ses geldi kulağa açıldı pür dikkat,baktı ki ezan sesi
İsmimle birlikte okundu,Oldu benliğimin eşsesi
İlki gibi güzel olacak ezan sesi yerine salâ sesi
Toplanacak bir araya orada,Allah diyecek diri bedenlerin cümlesi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!