Medeniyet ötesinden çürümüş gemiler taşıyor aşkın kayıp ve tükenmişlik günlüklerini
Ağlayışlarımız dindirmiyor biçare yaşları, yitirdik umutların o hazin gönül sepkinlerini
Emsalsiz yürekleri sarıyor sevinin rüzgârı, can parçaları dikiyor aldanışın söküklerini
Talanlarla örseleniyor aşk, yağmalanmış şehirlere sererken yoksul sevgilerin şiirlerini
Hatıralar eski bir dizi, aşkın zoraki kahramanları unutmuş nicedir sevginin repliklerini
Parçalama kendini deli gönlüm, her umut kendini sınayarak biçimler yaşam bildirilerini
Yitik zaman sargısıyla geliyorsun şimdi uğrağıma
Yüzünde gülücük, dudağında yağmurun ıslaklığı
Bütün parçaları toplattırıyor bize hoyrat zaman
Gidişinin ardından, biraz kül, biraz da duman
Ayak seslerini dinliyorum geçmişin, mevsim yaz
Nefesin utangaç bir menekşe, umarsız
Ne çok bekledim seni, çıkarsız, riyasız
Korkunun tüllerini çekiyor asi ellerim
Işığına kanat açıyor pervane böcekleri
Sınırları asırlar önce çizilmiş aşkların
Dudağımda ismin, üşüyorum dizlerinde
Zincirli bir delirmişliktir aşk, bağlanmaz ipe
Kendi satırından arınarak karışır denizlere
İç/sel çekiminde hışımlı bir rüzgâr ıslığıdır
İhtimali unutuluşa çıkan yaşanmışlık balası
Kirli bir düşün çelimsiz ve korkak adımıdır
Geceye ve yüreğine bir ateş yakarak
İliş aydınlıklar içerisindeki dirimselliğime
Kaçtıkça insan, korkuya düşer gölgesi
Bir aşağı, bir yukarı izler rastlantıları
Zaman ki, topraksız sularda düş sağanağı
Başka seçeneğimiz yok, izleriz rotaları
Asi/l bir gölge gibi izler bizi aşk
karanlık gecelerin caddelerinde
Yoksul urbalar seçeriz kendimize
yamalıklı bir sevda arifesinde
Sözler süreriz utangaç dilimize
titrer ruhumuz aldanış şiirleriyle
'Akrep kaçarken, yelkovan kovalar,
Güvercinler kaçarken, kartal kovalar
Yağlı kement gibidir oysa zaman.
Sevdadan kaçılmaz, aşk mutlak yakalar'..
Küçüksün sırma gözlüm, gözlerin çocuk bakar. Kirpiklerin, kumru duruşu. Körpesin, taze fidan dalı gibi, karışırsın ince bahar yellerine.Yüzün, gönlümün ülkesine eğilmiş bir düş soluğu, karışır gökte uçuşan yıldız kümelerine.
Her masal kendi sayfasını kapatınca sonlanırmış, ellerimde kal deyişinin sıcaklığı
Gökyüzünde kanatları ıslak kuşlar, göğsümün sığ odalarında yankılanıyor ezanlar
İnsanlar kaybolmuş umutlarını arıyorlar bu koca şehirde, gövdemde aşkın yalnızlığı
Yoksul buluşmaların hicivleriyle çınlıyor kulağım, hayat aşka sevdalı bir şah damar
Yorgun bir adamı ağırlıyor şimdi İstanbul, kıyısı köşesi hep kahır, bakmayın sahte gülüşlerine, hep aldatmayla nefes alır, aldanışlarla sonlanır. İnsanlar umut pazarlarında, kimi yoksul, kimisi ölmeye hazır. Derin bir kadın bakışı bu şehir, Anadolu’ya uzanan yakasıyla, Avrupalı cakasıyla hep öğütmeye, hep yutmaya münhasır. Her karışı çile, hep o kancık yürekli, diken batışlı çelişkili yatır. İstanbul şehri ibadet, diz çökmeyeni bir günah gibi bir köşeye yatıran, yaşamaktan bıktıran eziyet çektiren hasır.
Hep o bitmez sanılan asalet sarılışlarıyla inşa edilmiş saraylarda aramışlar mutluluğu insanlar. Hızla akan bir ömür şeridinden kendi el sallayışlarını izleyerek ilerlemişler ölüme. Türbeler yapılmış korkuları bastırmaya ve hazineler bağışlanmış ölümsüzlük iksirini satın almaya. Hep aynı zaferin torunlarını bekliyorlar şimdi, huzur umdukları sandukalarda, seslerini duyuramadıkları o mermer sütunların altında. Bir kısır döngüymüş yaşamak, farklı insan kolonilerine sahnesini açan, yaşamaya doymamış kullarını ahret mektebinde ağırlayan. Kısasa kısas, anlama aykırı bu medeniyet musallasından gözyaşımdır damlayan, sevdalı bir kızın keman telinden yayılan aşktır yüreğimi bu denli dünlere yolculuk yaptıran.
Uykusuz bir gece kesiği yorulmuş yüreğimde
Üzeri çizilmiş cümlelerim yüzyıl kadar uzak
Yazgılar asıyorum terk edilmiş masallara
Can kendine küs, ıssızlardayım, kırığım
Suçum Minel aşk, ölüyorum düşlerimde
Öldürüyor beni susuşun, gel dokun ellerime
Yalnız bir gölgenin yokluğu peşimde
Rüzgârda sızı, yollarda izim
Isıtmıyor avuçlarımı güneş
Mor düşünüşlerin içinde
Kimsesizim.




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.