Her düş uzak bir ülkedir, yanılsamalı rotaları aşarak sürükleniriz biz kendi içimizde
Avuçlarımızdaki kader çizgileri titrektir, dinleniriz her şafakta hüzünlerin gölgesinde
Aşkın yakarılarıyla geçer koca ömür, kimi mevlaya yürür, kimi ağlar yârin gövdesinde
Aşk nasırlı bir kürektir, ruhumuzdaki türkülerle buluşuruz bir gün mutluluğun ülkesinde
Mülteci yakarışlarla avuç açtığımız bir söz sağanağıdır dudağımızdan arz/a yükselen çağrı, nefesimizdeki yankı düşlerimizi izleyerek karanlıkları deler. Sırlarla kaplı bu ömür hapishanesinin duvarlarında yaşanmışlık arar simyacılar, avuç içlerindeki kader çizgilerine gözyaşları düşer. Yaşamak deriz yine de adına, içimizdeki dirençleri sona erdiremedikçe takvimlerden düşen yapraklar.
Damlanın yolculuğu toprağı aşarak tende huzura erer
Yaprak güneşte kavrularak bir gün er geç özüne döner
Sevda yağmalanmış bir ağrıdır, rüzgârında hüznü besler
Aşk kanamalı bir şiir bedende, kurgusuz filmlere benzer
Sevinin sırça sarayında aşka bağlattım gönlümü
Vurgun cümlelerin nakaratları çalıyor radyolarda
Bezgin güneşin mor retinasından hiçliği izliyorum
Ayrılıkların ovalarına karanfil dikiyor sevgililer
Ben uzak kentlerdeki gözlerini düşünüyorum
Tükendikçe yaşam süremiz, gürültüyle akan suları özler özümüz
Kırık sözler meyhanesinde kadehler aşka kalkar, ağlar yüreğimiz
Bütün susuşların bedeli özlemdir, kristal bir sepkendir hüzünlerimiz
Yaşanmasız bir an dolaşır damarlarımızda, üşür durmadan ellerimiz
Sus!
Şu yüzümdeki aşk yanığını görme
Kendi mevsimlerime yabancıyım ben
Bahar gelmiş yaşlı gönlüme
Asırlardır sevdanın çarmıhındaydım
Kapat ellerinle dudaklarımı
Seni sevmek, bir tutunuş gibi yaşama
Seni yazmak suya/dağa/taşa ve hayata
Seni sevmek, olup olmadık yerde, kanmak güzelliğine,
Aldanmak belki de sevgine, en umulmadık hallerde
Düşmek bir çakıl taşı gibi yeryüzüne, yuvarlanmak yüreğinde
Seni sevmek, bir dökülüşün çağlayanından dökülmek,
Çelişkili itirafların boy aynası hayat
Bitmeyen bir hüzünlü senfoni
Kimi de halay çekmek kırlarda
Sırnaşık bir zaman sürgünü
Yaşamak
Gövdesinde fark aradığımız yaşam yaslanışlarıyla
Bir deniz ararız özlemin yağmurlarına karışınca
Üşür ellerimizin okşanmamış çizgileri
Yanaklarımıza rüzgâr temas eder
Yüreğimizin kara çukurlarına
Başıboş kütükler düşer
Sevginle çevrelenmiş bu aşk atlasında nokta kadar yerim varsa, seninle yaşayayım
Dudaklarındaki vefayla sarmala beni, kollarında olacakla eğer, ölümü ödül sayayım
Gövdemdeki en asil sevda dövmesisin sen, en bitimsiz halaylara seninle kalkayım
Bir mutluluk badesi içmektir varlığın yar, aşkın yıldönümlerini seninle karşılayayım
Sevgi dallarıyla bana uzandığın, bana merhaba dediğin günlerin üzerinden nice mevsimler geçmiş bak. Dermansız kavuşma temennilerimizin ve en önemlisi de birbirimizi sevişlerimizin kaçıncı yıldönümüdür bu. Bu kaçıncı ayrılık badesini ısrarla içtiğimiz ve aşkın kıl köprülerinden yalınayak geçerek birbirimize erişemediğimiz. Ama bütün bu dileklerin, bütün bu temennilerin yokluklarından arınarak birbirimiz için biz olmaya, birbirimiz için sevgi yazıtı olmaya ve yine birbirimiz için AŞK olmaya çalışmadık mı?




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.