Kollarını benden ayıran coşkun ırmaklar gibi, aktıkça büyüyeceksin sen de
Bundan böyle senin için, kutsal yüreğin için yetişecek menekşeler bahçemde
Serüvenleri bitince anlatılan, toprağa karışınca söylenen ağıtlar derledim sana
Bir zaman kapsülüne yüreğimi koydum, çocuklaştı ruhum
Mevsimleri milyonlarca parçaya böldüm, yeniden doğdum
Işık aradım kutsal yüreğinde, orman gözlerinde kayboldum
Sırma gülüşlerinle ez beni, göğsünde dinlenip şarap oldum.
Gül düşürmüşsün gönlüme merhabandan bu yana, onun için gülüm olmuşsun. Sensizliğin çiçeksiz mevsimlerinde bunun için yaprak kalmış, öksüz dallarda solmuşum. Gülüm olmuşsun özlemin alacalı şafaklarında, kokunla dünyanın ilhamını çözmüşüm. Boş vermişim geçmişime, unutmuşum acılarımı, ben sesinle, gülüşünle, yüreğinle en yaşanası, en tapılası bir dünya kurmuşum. Seni severek, seni özleyerek insan olmanın şifresini kırmışım.
Onlarca sözün arsız katmanlarından arınınca sen
Vakti gelmiş buluşmaların dudaklarına kapılırdın
Hırpalanmış tanıklığımızdı aşk, kokuna yürürken
Suskunluğumun sesine takılır, sensizliğe atılırdım.
Yüreğinin söküklerini dikecek iğnedir sana sevgim
Sol yanındaki talan yangınları ben söndüreceğim
Toprak aşk kokuyor, çığlığım güneşte kavrulurken
Umudun lal mevsimlerinde aşkın derbendindeyim
Sustum, boyasız evlerin ıssız çığlıklarına sokuldum
Arzularımın coşkulu ırmaklarında yüzüyor aşk
Yasak tenimin kaygılı sırtında derin bıçak izleri
Ömrümün biçare tuşlarında bir kadın ağlıyor
Hüzünlü çehremin duvarında göçmen kuşlar
Yorgun gönlümün hicazında öfkeyle şakıyor
Kökü bahçemde büyüyen nazlı çiçek
Güzelliğini ruhumda büyüten sözcük şairesi
İmgelerin kurtarılmış bölgesidir gözlerin
Kendi çölümüzde büyür gölgesi, büyür hecesi.
Asmalara simli salkımlar sakladım bulasın diye
Ey benim göğsümdeki güneş tutuluşlu yar
Şafağımda günaydınla doruğuma yağan kar
Bir gök kuşağının minyatürlerinden düştün içime
Sevda aradığım limanlardan gülüşlerini sundun
Acılardan, hain bıçaklardan doğranmış yüreğime
Sevişlerinle, gülüşlerinle kutsal bir vefa sürdün.
Asi bir çağlayanım ben, gönlümün korsan afişlerinde aşkın devriyeleri
Yüreğimin pınarlarından yaşam akıyor, yitirdik masum ve duru sevgileri
Ömür haylaz bir mevsim, çığlıklar ekerek tükettik sevginin asil çiçeklerini
Fatihasız elvedalar çoğalıyor çevremde, sevinin kıymıkları batarken tenime
Zılgıt dalgalarla övünen denizlerin en soylu karıdır tuz. Öfkeyle çarptıkça taşa, sürtünür öfkeye su, delirmiş sorguların kapılarını rüzgâr gıcırdattıkça. Mavinin yoldaşıdır yeşil, kırmızı şafakların nuru hep gizemi saklar koynunda, yalçın dağların ve azgın dalgaların buluşmasıyla öfke dönüşüverir bir anda hazza.
Özlemli ruhumu yasladım yokluğunda, dalganın sessiz çağıltısına
Kundaklı hüzünlerin sandalıyla geçemedim afyon bakışlı gözlerini
Yüreğimin başkaldırılarına kentler isyan etti, eridi kar dağlarımda
Gül kokulu düşlerin zindanlarında yazdım ben en ölümsüz şiirlerimi
Sana saklanmış varoluş derlemelerinde
Bir görsen içimin yitik ve antik zehrini




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.