Satırları, sütunları, sayfaları dolduralım;
Adına şiir (!) diyelim, bir de başlık uyduralım…
Çekilelim köşemize ve geriden izleyelim;
Yorum yapan olmayınca hüznümüzü gizleyelim…
Havadan sudan da olsa bir şeyler karalayalım;
Firuzabadi Hasan!
Biraz düşünür insan;
Ağzından çıkan yalan
Seni yıpratır, inan!
Büyük ülke Türkiye,
Canlı olan insan, hayli yamandır
Zaman, mekân cansız, yıl da zamandır
Yeni yıl diyorlar, yıl eskimez ki
Eskiyen insandır, anlayamaz ki!
Canlılar, cansızlar insan içindir
Canı çıksın, derler, altta kalanın
Başı ağrır, derler, başa koşanın
Koninin tabanı, tavanı vardır
Şişip sığmayana dünya pek dardır.
Yeme ucuz etten yahniyi, derler
Sevdim, sanki âşık oldum;
Çocuktum ve pek yoruldum.
Kalbimi beynime sordum;
Bir rüzgârdı, esti geçti!
Gençtim, hep çalıştım durdum;
Aynada gördüğün saçındaki ak
Hüzünlendirmesin, bir de bana bak!
Kimse gençleşmiyor, yüreğimiz pak;
Böyle de güzeliz, esirgesin Hak!
Her yaşın ve başın güzelliği var,
Ağzında dururdu ekmek aslanın
Çevik bir hamleyle alabilirdin;
Elinde kalırdı onu kapanın
Alamadığında bakabilirdin!
Artık midesinde ekmek aslanın
Üç kazan,
Bir ye;
Eskidendi!
Ailede bir kişi çalışsın,
On kişi yesin;
Eyler arz-ı endamın nâ-müsâid ahvâlde
Arar şahsına şerîk hile-i şer′ iyede
Mu′ cib kılar merakın ol ashâb-ı tecessüs
Olur maksûda nâil, eder arz-ı tebârüz...
Aşar bâdireleri beşere hıyânetle
Ettiği eşekliği anlar günün birinde;
İş işten geçmiş olur, debelenir ininde;
Aklı kısa kalıp da yaşlansa, ne fark eder;
Ayranı yok içmeye, her gününü gün eder...
Gelecek kaygısı yok ki oturup düşünsün;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!