Uzunca düşündü mızrap, vurdu sazın bâm teline;
Sıraya girdi notalar, kanatlanıp uçtu esler...
Majör, minör gamlar hepten kapıldı moda seline;
Coştu karmaşık duygular, yankılandı cırlak sesler...
Aranmaz nicelik özde, sayılır nitelik sözde;
İnsandan doğanlar şekilce insan
Ancak ruhen nasıl bilinmez, inan!
Acıyan, üzülen, paylaşan insan
Özgün değerini yitirmez, inan!
İnsanın hâlinden anlayan insan
Bugün ayın sonu ve otuz nisan
Zamanla yarışır inanan insan;
Yerli yerindedir zaman ve mekân
Yaşlanan ve göçen sadece insan!
Sultanıdır on bir ayın Ramazan
İlkel yöntemlerle uğraş verilmez;
Hat hut’la zart zurt’la yol kat edilmez.
Bize zekâ değil mutlak us gerek;
Uslanan dimağla güçlenir yürek!
Kılıç devri geçti, kalemle savaş;
Yolda düşe kalka yürümek de var
Yanlışta ısrarda ufuk hayli dar
Araştırmak için ilim bize yâr
Kaç dil bilirsen bil, ille ana dil!
Dilin kuram, yazım kuralları var
Çok koşan, yorulan hem de başaran
Eninde sonunda göze de gelir;
Bir şeyler üreten hem de paylaşan
Mutlak huzur bulur, inanan bilir.
Düzgün, güzel hem de hevesle yazan
Değişen ne mevsimler, ne zaman, ne de mekân;
Yozlaşan kalp ve dimağ, koflaşan sade insan…
Asırlardır bu böyle, yetmez akıl ve derman;
Takdiri ilâhidir, gelir anında ferman…
Rızkımızı yer içer, ömrümüzü yaşarız;
İki bin on dokuz gidiverince
Apar topar geldi iki bin yirmi!
Büyük sıkıntıyı görüverince
Derler, aratır hep gelen gideni!
Her halde zaman da haklı kendince
İkileme
Ağlamak geliyor içimden hüngür hüngür
Ağlayamıyorum
Bağırmak geliyor içimden bangır bangır
Bağıramıyorum
Cümle sonu nokta, bazen üç nokta
Konulur; Türkçede iki nokta yok!
‘Keyif benim, bundan sana ne? ’ dersen,
Umursamayana fazla lafım yok!
İmlayı rastgele kullanamazsın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!