‘Emekli olunca ne yapacaksın? ’
Diye sormadılar yıllar öncesi.
Yağımla kavrulup yaşamaktayım;
Az maaşa talim, kader çizgisi!
‘Sürüyle diploma ve sertifika! ’
Elbet yalnız kalacaksın, unutma, günün birinde;
O gün senden daha güçlü ve büyük olamaz kimse;
Yanlışları mâziye göm, umutla bak geleceğe;
Kendi doğruların için uğraş, yenilme feleğe...
Çok acımasızdır hayat, sakın bırakma kendini;
Anamız, bacımız, kadınlarımız
Kutsal varlıklardır; sayıp sevelim…
Sıkıntı ve hüzün reva değildir
Onlara; hakkını teslim edelim…
Duygulu, duyarlı yüreklerinde
Bu bir sitem değil biraz yarenlik;
Dilerim, yine de gücenmeyesin.
İçimden geldiği gibi yazarım;
Resmim sende anı olarak kalsın!
Ne çileler çektik bugüne kadar;
‘Ak! ’ dedim, ‘Kara! ’ dedin;
‘Bak! ’ dedim, ‘Bakmam! ’ dedin;
‘Çak! ’ dedim, ‘Çakmam! ’ dedin;
Kâh dedin, kâh demedin…
‘Var! ’ dedim, ‘Yok ki…’ dedin;
Şiir diye ekliyorsun,
Keklik gibi ötüyorsun!
Dilini pek sevdim, inan,
Senden başka yok kahraman!
Bunu senin için yazdım,
__Çok yoruldum arkadaş!
__Sanki taşıdığın taş!
Yazdığın üç beş satır;
Verdiğin sade kahır!
__Sen hep öyle sanırsın!
Gülmesin gözlerim, yüreğim, yüzüm
Kendime geçmez ki bir nebze sözüm
Hakikî dost olsa güvenir özüm
Kahrım kendimedir, alınmayınız!
Gönlüm kırmızı der, yeşili arar
Kahrından ölenler çileler çekmiş
Zalimler onlara eziyet etmiş
Yaşama coşkusu eriyip bitmiş
Zahirî nedenle hep göçüp gitmiş!
Aç susuz, uykusuz yıllar birikmiş
Kalemim kırıldı, zorlanıyorum;
Yine de yazmaya çalışıyorum.
Yazsam da öyle haz alamıyorum;
Kalemle aramı bulamıyorum…
Be, kalem! Ne diye kendini yordun;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!