Çırak, kalfa, usta, nasipse üstat
Olmak var bu yolda alıyorsan tat.
Çok oku, çok düşün, ardından yorul
Göz nuru, emek ve bilginle yoğrul!
Yazmak bazen günler, haftalar alır;
Göçüp gitmek için her gerekçe var,
Oynayamayana bu dünya pek dar,
İnsandır kendine en vefalı yâr;
Ömür pek kısadır; ye, iç, gül, oyna!
Tiyatro perdeyi ne zaman kapar
Boşuna bekleme, dertler tükenmez;
Derde dert ekleme, dert hiç üşenmez!
Dertlerle dost olan derde gücenmez;
Derde çok yüz verme, haddini bilmez!
Dertler yumağında şişler incinmez;
Gözyaşım kaldı mı diye ağladım,
Kalmamış, hâlimi pek geç anladım.
Hüznüm eski dostum, iyi ki o var,
Sığınacak liman, dertleşecek yâr!
Dertler devindikçe kuleler ördüm,
İyisin deseler şükran duyarsın;
Kötüsün deseler öfke duyarsın.
Güzelsin deseler mutlu olursun;
Çirkinsin deseler mutsuz olursun.
Akıllı deseler pek sevinirsin;
Boyu kısa derler, inanmıyorum
Görünen boyunun mutlak yarısı
Gerisi nerede, zannediyorum
Yerin altındadır diğer yarısı!
Aklı kısa derler, inanmıyorum
Üstündür diyorsan akıl akıldan
Aklının altını, üstünü yokla!
Övünme aklınla çünkü aklından
Biraz yitirirsin, aklını kolla!
Keskindir diyorsan kalem kılıçtan
İyiyi, kötüyü bilemiyoruz
Çıkara koşanı göremiyoruz
Kimseden düşmanlık beklemiyoruz
Hakikî dostları seçemiyoruz.
Herkesi dost sanıp güveniyoruz
Akıldan her geçen gelmez ki dile
Bugünlere geldik ağlaya güle
Çilelerden ördük sayısız kule
Güçlüyüz, hamdolsun, dost düşman bile!
Her zor bize çattı, zor bizim için
Dost bilerek sana bile sarıldım,
Keyiften dört köşe olup yarıldım!
Sonradan kendime kızdım, darıldım;
Meğer herkes ile dost olunmazmış!
Dost bilinen dostun kederleriyle




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!