Acı, tatlı bize her zaman vardır
Aklı, kalbi, ruhu insana yârdır
Oynayamayınca yen ve yer dardır;
Yılmak, korkmak, kaçmak bize yakışmaz!
İlim ve feraset en güçlü fardır
Senden önce hep kış, sonraysa yaz var
Yazın sonu bahar ama sonbahar
Her mevsimin tadı, güzelliği var
Bahara merhaba, hoş geldin bahar!
İklim ılımandır, çiçekler açar
Uyudum, uyandım; düşüme kandım,
Düşümde kendimi hükümdar sandım...
Sağıma, soluma buyruklar verdim;
Yerini bilmezlik en büyük derdim...
Saygıda, sevgide sonsuzluk olmaz;
Sanki her gün düğün bayrammış gibi
Davulcu gümletir, zurnacı çalar;
Çaldıklarınaysa hayranmış gibi
Kendileri oynar, hoplayıp zıplar!
Elinde tokmakla çalarmış gibi
Şartlanmışlık fena, boğuluyorsun
Ne kimsenin başı, ne kuyruğusun!
Kimsin, nesin bilmem, hiç önemi yok
Kuru gürültüye karınlar hep tok.
Çarşıda yürürken bağırmış biri
Az yerim, çok yerim, bundan sana ne
Kendi kazancımdır, senin derdin ne
Çöpüm batıyorsa bundan bana ne
İnsan suretinde iblis misin ne!
Kadın ya da erkek, kim olursan ol
Sayardım, severdim hem de arardım;
Arayamayınca selam yollardım.
Dualar ederdim hep için için,
Tüm kötülüklerden korunman için.
Tatlı uyarırdım, bazen kızardım;
Kırdırırlar bizi bize
Sevinirler gündüz gece
Kalmadı ki dilde hece
Her ne desem anlamazsın!
Ölen ölür, sağlar bizim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!