Kalfasın, ustasın, teknik adamsın;
Belki mühendissin, ya da uzmansın!
Yaparken bozarsın, sonra kaçarsın;
Adam mısın, bilmem lâkin insansın!
İnsanlar kul köle olmalı sana;
Bol gıda, yiyecek, rahatlık içre
Semirip güçlenmiş, amorf olmuşsun!
Özünde kalmamış insanlık zerre;
Çıkarın uğruna sarhoş olmuşsun!
Allah, ıslah etsin, ettiğini bul!
Bir lokma aşım ve bir yudum suyum
Varsa, inanırım, mutlak mutluyum.
Azla yetinirim, haddimi aşmam;
Kendime yeterim, harama koşmam.
Olduğum gibiyim, değişmez huyum;
Ciğere ‘Pis! ’ diyen de pis olan da kendisi
Hem nankör, hem de hırçın bizim sokak kedisi;
Gece gündüz yollarda, çöplüklerde dolaşır
Benzerini görünce hırçınlaşır, dalaşır...
Yanında barındırır, karnını doyurursun
Doğar, yaşar, konargöçer tabiattaki canlılar
Ömür öyle uzun değil, hızla geçer yazlar kışlar
İnsan beşer, beşer şaşar, yanıltmasın tüm alkışlar
Yüce dağın zirvesinde bulunmak nasıl bir duygu?
Aklım bana yetmez iken isteme benden hiç akıl
Türkiye’yi tehdit görmüyorlarmış;
Moskof diyarından duyulan ses bu!
Suriye, İran ve Çin’le dostlarmış;
Çıkar işbirliği ortaklığı bu!
Amerika, NATO yanımızdaymış;
Bu nasıl müttefik ve nasıl bir dost
Düşmanımın dostu dostum olamaz;
Yılandan olmaz ki ne dost ne de post
Yapmacık dostluklar kaim olamaz.
Ver silahı gazı, sal orta yere
Aşkı meşki anlatana yorum yapmak pek kolaydır;
Biraz gerçek ve siyaset, ne hikmetse, hep olaydır!
Aynı bayrak, aynı vatan, hem de Kur’an hepimizin;
Nefesimiz ve sesimiz vurgusudur nefsimizin.
Esen yele, uçan kuşa bile selâm verir olduk;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!