İstesem olamam bu yaştan sonra
Ne bencil, çıkarcı ne de eyyamcı!
İyi gün dostları olduktan sonra
Aynada gördüğüm bile yabancı!
Acımasız olmam bu yaştan sonra
Yedik, içtik, şiştik; hâlimiz yaman
Hep çıkara koştuk; aklımız duman
Ağlamaz güleriz yoksa da derman
Hoplayıp zıplarız aman da aman!
Benciliz, kıskancız; hâlimiz yaman
Öyle bir duygudur ki aşağılık
İnsanı baktırır pek alık alık
Nedeni kuşkusuz özde kıskançlık
Yakalanamayan ise çağdaşlık!
Mutluluğu yıkar hatta yok eder
Acı, tatlı bize her zaman vardır
Aklı, kalbi, ruhu insana yârdır
Oynayamayınca yen ve yer dardır;
Yılmak, korkmak, kaçmak bize yakışmaz!
İlim ve feraset en güçlü fardır
Senden önce hep kış, sonraysa yaz var
Yazın sonu bahar ama sonbahar
Her mevsimin tadı, güzelliği var
Bahara merhaba, hoş geldin bahar!
İklim ılımandır, çiçekler açar
Uyudum, uyandım; düşüme kandım,
Düşümde kendimi hükümdar sandım...
Sağıma, soluma buyruklar verdim;
Yerini bilmezlik en büyük derdim...
Saygıda, sevgide sonsuzluk olmaz;
Sanki her gün düğün bayrammış gibi
Davulcu gümletir, zurnacı çalar;
Çaldıklarınaysa hayranmış gibi
Kendileri oynar, hoplayıp zıplar!
Elinde tokmakla çalarmış gibi
Şartlanmışlık fena, boğuluyorsun
Ne kimsenin başı, ne kuyruğusun!
Kimsin, nesin bilmem, hiç önemi yok
Kuru gürültüye karınlar hep tok.
Çarşıda yürürken bağırmış biri




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!