Memleketin birinde iş bilmez bir hükümdar
Tamtakır kuru bakır hazineyi etmiş dar
Vergi, vergi üstüne halkta derman kalmamış
Dipsiz dibi çıkası bir kez olsun dolmamış
Kurum kurum kurulurmuş; ne Mecûsi, ne Budist!
Dostlarım! Söz konusu zât; inan olsun, ateist!
Bir gün ormanda gezerken; doğaya hayran hayran!
Boz bir ayı peyda olmuş; hâliyle donmuş o an!
Hasta serdim hastaneye postumu
Şimdi bildim düşmanımı dostumu
Gizil yazgım açık etti kastını
……….Yata yata ala şafak söker mi?
……….Sökse bile derde ilaç döker mi?
Geçim derdi kor’a kesmiş düşüncesi yakarken
Cümle kulun dertleriyle söze kafa yorarsın
Kimi zevat kul hakkıyla zevküsefa sürerken
Öksüz lâfa Lokman olup söze şifa verirsin
Gece gündüz yaz bahar kış açlık tokluk bilmeden
senin saçların bana vergili
annen bile böyle okşayıp taramadı
örmedi tel tel kucağında her birini
böyle uzak olmasam allahın her günü
bırakmazdım rüzgarlara ellerimi
Ne kargalar besledik kanarya niyetine
Kafesine tel olduk hüsnü aşk diyetine
Feda olsun canımız süsüne payetine
Ötmesini bekledik ver şakrakça sesini
Perendeler atarak güvercin edasıyla
Gezinirken ormanda tilki kendi halinde
Görür geyik budunu bir ağacın dalında
Karnı açtır, velâkin içine şüphe düşer
Kontrol eder iyice ardında niyet eşer
mehtapta mı gizli gecenin sırrı
gecede mi güzel mehtabın gizi
güneş midir günleri bir bir çeviren
rüzgarın kuru yaprakla oynadığı gibi
Gergef etmiş gör cihanı
Aklın sezer aç izanı
Şu âlemin her nişanı
Lâl ömrüyle rehber olur
Kuru tohum soya döldür
Gecelerde sıkılırsan haber et
Neşe verir şen şakrağım dilim ben
Göz kırpıver arzuyla bak işmar et
Şehvetine sere serpe tülüm ben
Gözüm hafif süzülürse serimde
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!