Al bahtımı yaz yeniden sevdiğim,
Ömür diye hayâline dalayım.
Can bağımı çöz sîneden sevdiğim,
Hayât diye sevdâlara kalayım.
***
Cihânım ol azat eyle yârını,
Yanmadın efkâr diyen,sen bu hicrânımla bir,
Ondan evvel doğmayan elvedâlık can benim.
Baht ne,münkirler de kim,nerde yersiz ilk kabir?
Ben ki; emsâl olmuşum,sorduğun an kâbe’nim.
ne vakit hasretin dilime düşse
ismine sustuğum mısralar kanar
bir sevdâ uykusu bu ayılamam
gözlerim hayâlin boyunca ağlar.
mâziden taşınan yıllar misali
İkindi vakti,son tepeden ayrılırken ışık,
Karanlığın derinliğinde kaç ömür eskiyor?
Ruhum bu matemin serinliğiyle ‘’akşam’’ diyor:
Senin kadar hazin ve tek başınadır artık.
Soğuktan inliyor gibi çıkan o kasvetli ses
Nicesi var gök âlemi peşinde,
Nicesi var âlemi sır işinde,
İnsanoğlu yaşar gibi görünür,
Görünmeyen,kâinat bir yaşında.
İlâhi bir nefes bu insân ol ki duyasın,
Nefsin bana kızmadan sen nefsine kıyasın.
Söyle nerde yüreğin,hangi mezâr içinde?
Nefsin canlı kalmışsa mezâr nazâr içinde.
Mâşukların ecrine ve lûtfuna âşinâ,
Evrenlerden evlâsın,gayrisi hep hayâl,
Varlığındadır vahyin,O ne güzel bir görev,
Lûtfet kölen olayım lâyıkınca âmâde,
Âşikârdır bu hâlim,ben âşkınla zâhirim.
***
Dinliyorum;
İçimdeki sevgini
seslerin şeklini dinliyorum.
Sakin bir nehir gibi kıvrılan hislerimi,
çiseleyen ümitleri dinliyorum.
Nasılda mesudum,
Ellerimde beyaz bir kefen,
Göz yaşlarımı sarıyorum,
Kim için,neden? bilmeden,
Kaç damla can veriyorum...
İşte dünya işte ömür,
Mesul olan benlik sizin.
İşte fırın işte hamur,
Amel adlı günlük sizin.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!