Gezmişsem o cevherin hemen her yerinde ben,
Birden bire kaybolup dolanmışsam âdemi;
Buhrânımı defneden o nûranlı merteben,
Dünyâda bulunmayan yol etmiş seccâdemi..
Bilhassa şu gözlerim uzaklarda bir yere,
Bir yola baş koydun mâdem,
Hâli ona uydur yürü.
Âmâ gözü aydın mâdem,
Yol körlükten yeğdir yürü.
Meçhûl senden öte değil,
Terk-i diyâr vakti ufka doğunca,
Gök açılır da yerde duramazsın.
Zamanın ardına gölgen değince,
Ten açılır da serde duramazsın.
Avcumda dünyâ var,sâyemde hayat,
Ardımdaki yoldur ufkundan bakan,
Uyu ey kâinat,kalkma daha,yat,
Benden bihaberdir insan tabakan…
Haçlı-vâri seferinden temin etmişse bile,
Renge muhtaç değil artık dökülen kanlar ile.
Giderek artacak elbet çoğalan kini gibi,
Çoğu bir şeytana benzer,melun ırkın takibi.
Baht misâli bu câna toplansa da korkular,
Derken efkârımla bir meyleden mâtem olsa,
Yüz yıllarca bekleyen tek ömürlük uykular,
Ayıramaz bu aşktan kabrim için ayılsa…
Hasretim bir nefesken,çekmiş olsan da bizzat,
Bir garibin gözlerindeki ferden,
Seyreyle gönül alemi seyreyle.
Biçarenin boyun büktüğü yerden,
Seyreyle gönül alemi seyreyle.
Ölüm bir başka mevkîdir; ne semâdır ne toprak!
Ölüm; baktıkça bir rüyâdan aksetmiş kadar pak.
Kaçanlar,ağlaşanlar.Hangi yoldan gitse insan,
Ölüm en son duraktır,ölüm en mecbûrî sapak.
* * *
İnsânlık sîmâsı başka bir sîmâ,
Nazarı aklına saklayan değil.
Rûhuna erenler insândır ama,
Aynada cismini yoklayan değil.
***
Fikir mahşerinde söz ile niyet,
Gittik..geri geldik,yine gitmekteyiz,
Ayyukta,semada,bazı gün yerdeyiz,
Kimlikten uzak,kimsesizlik içinde
Firkatle biz,varlıkta aynı mevkiyiz…
Yolcudan ziyade ufuktandır bu hal
Hasıl olan ne varsa hep aynı mahal..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!