Dinle..gizemin de ötesinden bir ses..Dinle;
Usulca geç bu kapıdan sakın durma..sakın.
Dinle..Tanışma vaktin geldi senin..Kendinle,
Öyle bir ses ki bu,dinle..bana,’Kim? ’den yakın.
Akılsa
Cân diye sevdâna sarıldım bugün,
Dinmeyen efkârla dilendim Seni.
Gözleri kalbinde kalan sürgünün,
Dönmeyen rûhuyla dolandım Seni…
verseler de kelâmın el değmeyen yerinden
korkarım ki câhildir anlatamaz bu hâli.
şiir bir harf kadar da şâirlik mi derinden
ahâliye bıraktım akıl denen mahâli…
***
Yoktu bir benzerin elbet,daha bir cüsseliydin,
Onca yüksek tepelerden sen ışırdın bakınca.
Görmedik böylesi nurdan,seneler geldi geçti,
Ne cihan gördü ne toprak,ne de bir başka mevki.
Tattığım aşk bile mahcup,değil ruhum ve şeklim,
Kimde var sendeki cevher,bu nasıl bir şehadet?
Şu pak suların aksine bir bak,nasıl da şen;
Vatan gibi,âlemlere denk mâcerâsı var;
Rükûdaki dağlar mı semâlarla birleşen,
O koskoca meydan bile yaprakla bir yatar.
Sakın bu misalden yakınır sanma hâlimi,
Aldanmış her efkârım,cânı divâne sanmış,
Korksun,câna müjdem var,ölmeye kim usanmış.
Heyhât! derde meydan yok,sînemi sardı bu hâl,
Aşkınla dolmuş her yan,neylesin âh’ı mahâl?
Bir yol vardı yedi kişi yolcusu,
Gel dediler,cânı tende koyda gel.
El uzattı uzun boylu elçisi,
Gel dediler,uyur gözü ayda gel.
Şaşa kaldım ateş düştü bağrıma,
vâdesi bir elvedâdır çok süren ayrılığın
yıl tutan enkâzıdır; mâzîde binlerce yığın
* * *
Gördüğüm bir renkli sâyedir demin
Sâye mutlak bir hikâyedir,emin;
Ol demiş Rahman ki,cevherinle sen
Birleşir mevkî değilsin ol desen.
Aklı bir nutfeyle bulduğun gibi
Terk edip gitmektesin,ak’l sâhibi!
Kaderin nakışı ömürse mâdem,
İsmine harf gibi işlesin beni.
Nefesin nasîbi emirse mâdem,
Yâdına söz gibi eşlesin beni.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!