Düştüm yârim yine senin izine
İster isen azad eyle yâr beni
Üşüdüm de beni yatır dizine!
Ter kokulu gömleğine sar beni.
Sevgi koydum yârim sefer tasına
Yad ellerde bir çıkmaz anda
Ömrüme düşen varım
Yaşama gücüm sevincim
Hayat pınarım
Sırtımı verdiğim
gül kokulu çınarım.
Sokak ortasında vurulan bir kuş misaliydi aşkımız
Bir kanadına da sen basıp geçtin, vefasız.
Çıkar eldivenlerini dokun, ellerin kan görsün
Kapılıp gittin ayrılığın vehmine
Çıkar gözlüklerini bak, gözlerimin kalbine!
Hani su durusu gözlerin var ya!
Can dedikçe cana düşer gözlerin
Damarımda ılık ılık akar ya !
Damla damla kana düşer gözlerin
Kan kızıl alevdir sevdanın rengi
Her mevsim ahında kar boran var da
Beni bir sevdaya salan ömrümün.
Bir ümidi sendin, çok uzaklarda
Bakiye bir hüzün kalan ömrümün.
Yürüdüm yollarda ayak yalını
İlk aşığım dediğimde şaşırdın
Gönül bir uçan kuştu be balım
herkese vuslat nasip oldu belki
benim yollarım yokuştu be balım.
Felekle yoktur biraz aram diye
Balım, gül dalım!
Saçlarının zeytin kokusunu, getirir rüzgar
Teninin buğday kokusunu balım.
Uzakta olsan da burada hissederim
ruhumu sarar asil kelebekler,
Sen aklıma düşünce…
Başımı koysam, dizine sevdiğim
Bu dünya dönmese dursa ne çıkar!
Dokunsa eline titrek ellerim
Saatler ölümü vursa ne çıkar!
Düşmesin bu öksüz aşkımız dile
Yok artık, kurtarmaz bizi bu hayat
Ahlaktan, ilimden, irfandan başka
Fani olan her şey kalıyor bayat
Ne kaldı, zarar ziyandan başka!
Ayrılık tarifsiz, ayrılık ateş
Canımı kopardı bile ayrılık
Dokunsa bir kez sönerdi güneş
Düştü acısıyla dile ayrılık.
Bir kara sevdaya düşeli beri




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!