Sen gece yeryüzüne düşen dolunay'dın
Enginlerde filizlenen taze buğday'dın
Menekşenin renginde sen, denginde sen
Ah, nereye düşse bakışlarım, ordaydın.
Selâm olsun sana, ey ıssız dağların kızı!
Bu ömrümün serencamın da
Gelir geçer mevsimler aylar
Ve sen gönül bahçemde hiç solmayan
çiçekli daldın sevdiğim.
Geldi geçti bir alem ömür burcumdan
Gönlümün yamaçlarında bir sen kaldın sevdiğim.
BİZİM HİKAYEMİZ
Bir aşk şiiri misali,
bizim hikayemiz…
tozlu raflarda hiç okunmamış,
Bir ruhun eli dokunmamış...
Gün doğup‘ta bakışını dikende
Gönlüme gizlice vurdun bu sabah
Bir bardak çay içip, bir ah çekende
Karşımda yeniden durdun bu sabah.
Ömrüme dokunan nadide eldi
Uzatsam elimi vuslata doğru
Belki de ömrüme yetmez bu sevda
Bırakmaz yakamı her an her demde
Kovsamda başımdan gitmez bu sevda.
Bir kıvılcım sıçrar, gözden bir göze
O yaban ellerde o ilk telefonda sesini duyduğumda
Kanımın buharlaştığını hissettim damar damar…
Anladım bir sevdanın türbülans’ına düştüğümü
Çok istedim sana kavuşmayı çok istedim
Ders çalışırken gizlice gelip gözlerini kapatmayı
Allah bile sevmez cimri olanı
Misali iştahı piton yılanı
Gördünüzmü siz hiç baki kalanı
Nicesi toprağa karıştı gitti.
Yetmedi bu dünya onlara dardı
Canımın parçası
Uzaklardan sevdasına yandığım
Gülüşüne ekmeğimi bandığım
Canımın parçası…
Vişne rengi gömleğimin rengimiydi
Başörtüne damlayan
Hicran yarası nedir dediler de?
Sırtında dağları çekmeyen ne bilir!
Yârin yolunda katlanıp her derde
Uğrunda boyun bükmeyen ne bilir!
Binmeden sırtına kanatsız atın
Cellat tutmuş yakasından sevdamın
Başım desem burda düşmüş sevdiğim
Aç, mor perdesini buğulu camın
Mah yüzüne nurda düşmüş sevdiğim.
Sabah gözlerime düşen hülyamın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!