Saba ülkesinden, irem bağından
Bir salkım kehribar kara gözlerin
Türkmen obasından tanrı dağından
Göreni yandırır nara gözlerin.
Gözlerin cennetin burda ki yurdu
Mazi yüreğimde bir saklı yara
Zaman durur düne düşer gözlerin
Zifiri karanlık; çöktü bir ara
Işık olur, güne düşer gözlerin.
Gözlerin su gibi, gözlerin duru
Gözlerinde erimiş zaman belki
ey sevdamın sadedi, ilki
bakarım gözlerine ürkek ürkek
zaman geçsede veda etmeden
sevda unutulacak değilki
verilmişse en nadide emek
gözlerinde yarım kalan bakışın
bir kara sevdanın adımı nedir
dudağında ivmelenen nakışın
ilkbahara düşen tadımı nedir
beni burdan çek al bağrına basta
Yağmurlu bir nisandı gözlerin
gönül lügatimde lisandı gözlerin
bir adı sendin küllenmiş gecelerimin
baktığımda konuşan insandı gözlerin
Yağmurlu bir nisandı gözlerin.
Bir tuhaf oldu gözümde mevsimler
çağırdım turnalar gelmiyor be gülüm
siyah beyaz kaldı eski resimler
artık bu yüzüm gülmüyor be gülüm.
İnsan mübtela insanın kanına
Yüreğim unutmayı unuttu sevdiğim
gözyaşlarım yosun tuttu sevdiğim.
Seni sevmek bir umuttu sevdiğim
Gözyaşımı umman yuttu sevdiğim.
Ne seni unuttum, ne acı sözün!
Görmedim yıllardır dolunay yüzün
Bende o eski aşk, o eski hüzün
Silmek istiyorum gücüm yetmiyor.
Sevda yüreğimde, o eski maya
Bir çıkmaz sokakta, sessizce içime sızdın
Dağlar kadardı özlemin bir o kadar vefasızdın.
Bilmem yine efkarlı dağlara neden kızdın..?
Düşünceler kilitlenir, sevda işine akıl ermez
Kurumuş bir gülü suya koysan yeşermez
bunda hiç bir suçu yoktur bilesin suyun
Nasıl bir yangın ki hicran yarası
Yürek yandı küle döndü sevdiğim.
Nehirlerle bir okyanus arası
Gözyaşlarım sele döndü sevdiğim
Sadr'ıma dokunsam bir ceylan ağlar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!