Bir gönül düşünce aşkınla dem'e
Turnalar konuyor gözümde nem'e
Dudağından süzülen ak şebneme
Bal mı değdi bilemedim sevdiğim.?
Hazan düşmüş yine gurbet eline
Buğulanır zaman, gözlerimde nem
İçimde çınlayan bir sesim olur
Vakit dedikleri bir başka sitem
Baktıkça hercai bir resim olur.
Razıyım yâr ile en zor çıkmaza
Tebessüm serpilmiş ay gibi çehre
bülbüller tünemiş sanki bu şehre
gülüşünden damlat bir hırçın nehre
gül bitsin düştüğü yerde sevdiğim.
Razıyım aşk ile yoğrulan derde
Belki benim gözlerimdi yanılan
Yüzünde parlayan nurmu sevdiğim
Selamsız sabahsız sendin anılan
Gururun önünde sur mu sevdiğim?
Bu nasıl iş, sevda sırrı çözülmez!
Sen gece yeryüzüne düşen dolunay'dın
Enginlerde filizlenen taze buğday'dın
Menekşenin renginde sen, denginde sen
Ah, nereye düşse bakışlarım, ordaydın.
Selâm olsun sana, ey ıssız dağların kızı!
Bu ömrümün serencamın da
Gelir geçer mevsimler aylar
Ve sen gönül bahçemde hiç solmayan
çiçekli daldın sevdiğim.
Geldi geçti bir alem ömür burcumdan
Gönlümün yamaçlarında bir sen kaldın sevdiğim.
Gün doğup‘ta bakışını dikende
Gönlüme gizlice vurdun bu sabah
Bir bardak çay içip, bir ah çekende
Karşımda yeniden durdun bu sabah.
Ömrüme dokunan nadide eldi
Uzatsam elimi vuslata doğru
Belki de ömrüme yetmez bu sevda
Bırakmaz yakamı her an her demde
Kovsamda başımdan gitmez bu sevda.
Bir kıvılcım sıçrar, gözden bir göze
Canımın parçası
Uzaklardan sevdasına yandığım
Gülüşüne ekmeğimi bandığım
Canımın parçası…
Vişne rengi gömleğimin rengimiydi
Başörtüne damlayan
Hicran yarası nedir dediler de?
Sırtında dağları çekmeyen ne bilir!
Yârin yolunda katlanıp her derde
Uğrunda boyun bükmeyen ne bilir!
Binmeden sırtına kanatsız atın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!