Sezar gücünde Van’da,
Cleopatra’m Akdamar adasında!
Çılgınca habersiz,
Yüzsem tek başına…
Yürüsem sahilinde!
Dünyaya tamah eden-âşık olan zavallı
Ondan ne alıyorsa zannediyor ki ballı
Sevinci dağlar kadar teni sarar bindallı
Bir iki gün eğlenir öderim bedelini…
Dünyada yansımalar gözleri kamaştırır
Geçmişinde yaşadıkların, ölmüş tavuğun başına gelmeyecek kadar kötü ve berbat olabilir. Bu kadar şeyden sonra hayatını bu şekilde durgun ve neşeyle sürdürebilmen senin zengin ruh halinden yansıyan başka bir güzelliktir. Seni bir kere daha sevgiyle andım. Sana dua ettim. Bundan sonra işlerin yoluna girsin, sadece kendi mutluluğunu düşünen, sadece huzuru kendi içinde bulan, artık geçmişin izinden sıyrılıp, sadece güzel şeyleri yaşayan ve mutlulukla yaşlanan bir hayatın olur umarım.
Unutma ki her acının içinde doğan yeni bir mutluluk vardır. Dertler olsun ki, yaşama bağlanmak için amaçların olsun. Doğanın içinde bir yerin olsun, ruhunda mevsimler değişsin. Her mevsim güzeldir, yenilenir doğa tıpkı eskiyen bedenimizin ruhuna mesajı gibi. İlk önce sen mutlu ol, çünkü sen mutlu değilsen başkasını muştu edemezsin. Sen yaşamadıysan kütüphaneleri anlatma etrafına. Yoksa iki gün sonra terk edilen olursun, üzülürsün…
Senin gülmeni ve huzurlu olmanı en çok isteyen, sana yakınlık derecesinde her zaman yanında olan, içini dökebileceğin, her şeyini güvenip paylaşabileceğin ender dostlarından biri olacağım, en azından bunu geçmişinde hayallerinde kalan kırıntılardan biliyorsun. Sana zarar vermek değil, aksine mutlu olmanı dileyen ve gerçekten samimi olarak paylaşan, hala içinde kalmış bir parçanım. Umudunum…
Sonradan görmeye hevesli değeri bilinmeyen zenginlik yapıştı tene,
Akabinde beyne
ve istikbale...
Sunulur gibi ilk kadeh elini uzatırken şerli kahpeye,
Meyhane çalgıları sardıkça eğlencelere açılır şuh perde
Göbeklenir insan teninde dünya masalı
Kur’anı herkes okuyor,
Sünneti gözler dokuyor,
Beş vakit secde kokluyor...
Huzur izleri yok, neden?
Reçeteden biri “ezber”
Seni hissediyorum, deniz kokusu teninde...
Martılar uçuyor cennet sevdası gözlerinde
Kalbimde düden şelalesi mahzunluğu
Ve serin serin dokunuyor uzaklık sözlerinde...
Güneş yakma bu çıban yarası
Ay neredesin tuttu yine sarası
Toprağın altında hazineler saklı,
Toprağa bakınca sarsıyor her aklı,
Kökünde mucize, başağında meyve!
Sür, tohum at, sula, sonra gör yeşil halı!
Dost toprak üstüne, yalnız bakıyoruz,
Hıra’da zikir Kabrinde uyku
Kâbe’de fikir tavafta huşu
Bedir’e sefer kapanır kuyu
Savaş hilesi çölde susuzluk
Düşman gönlüne düşer huysuzluk…
Kıskançlığım sevgiden-sahiplenmekten geçer
Ne zaman anlıyorsam huzurum mayalanır
Ne kadar kıskanmasam saadetimi biçer
Yatak odamızda sır dert olur, karalanır!
Miraç ruhun emeli,
İmandır tek temeli!
Sabır yol, kulluk baki…
Rabbe aşktır bam teli!
Hakka sırtını daya




-
Orhan Erdoğan
-
Mehmet Asa
-
Ergül Sırkıntı
Tüm YorumlarYıl sevgisizliğin alışkanlık haline gelmediği,
Ulusu,doğayı sevmenin suç sayılmadığı,insanların
Birbirlerini ötekileştirmediği yıl olsun
Yıl alın terinin değer gördüğü yıl olsun
Yeni yılımız ve gelecek yıllarımız AYDINLIK olsun….or/er
O Bir Seven O Bir Gönül Dostu
Bütün Dostlar Güzel Hatıralar Hatırlatsın
Beni Size Sizi Bana Ölürsek Bir Fatiha
Ölmez İsek Hepimiz Hepimize Ebedi Hatıra
SAFET KURAMAZ'ın şiirlerini zevkle takip ediyorum. İyi bir şiir birikimi olduğu kanısındayım. yeni şiirlerini ve çıkaracağı çıkarması gerektiğini düşündüğüm şiir kitabını merakla bekliyorum. KENDİSİNE BAŞARILAR DİLERİM