İrfan-ı Aşk
Gel, Dergâhın sırrını yalanla bölme,
Yolda kalanı geri çevirip yorma.
Canı kurban etme, sakın ziyan kılma,
Aşkın sırrını yine Ali'ye söyle,
İrfan Sofrası
Arap'ın dilini Hak yolu sanma,
Akıl olmayınca yolun kör olur.
Cahilin narında sakın ha yanma,
İlimden sapanın sonu zor olur.
IRMAĞA ÇİMMİYE GEDEK
Hadi lan çağalar, ırmağa gedek,
Donsuz girmek yoh, bah donumuz geyek.
Çiyanı görüseniz köprüye sinek,
Hadi lan ırmağa çimmiye gedek.
İSTANBULLU OLDU
Gurbetin çarkına kapıldı canlar,
Giden gelmez geri, yolcu oldu.
Toprağı unuttu beyler, hanımlar,
Karaibrahim'in pulu oldu,
Bizim köy topyekün İstanbullu oldu.
İSYANA CEVABIN SESİ
Var git er, var git ki sesin sedasın
Hakikatten inen bir nur, bir yasın.
Külünden doğan Anka'nın nidası
Ne hoş geldin ey sır, ne yoldan geldin.
İyi bak gözlerime;
İnsanı görünce tanıyamazsın.
Üzerindeki elbise, kolundaki saat, ayağındaki ayakkabı;
Bol gelir kimi bedene, kıyafeti aldatır kimilerini.
Baharın biter de kışın gelince,
Gölgen bile bıkar, kaçarlar senden.
Yüzünün gülleri solup ölünce,
Dost dediğin bakar, kaçarlar senden.
İnsanların akın akın koştuğu
Antalya’dan
Bedeni bırakıp kaçıyorum
Turhal’a
Ruhumu saran o demir prangadan
Sıyrılamadım, yakalandım kaç defa
🖤 Kaderim ve Yaram
Karaymış bahtım kara,
Yüreğimde açma yara.
Elinizden gidersem,
Dizlerine vura vura,
KADİM TURHAL
Kadim Turhal derler, sinesinde sır,
Betonun hükmüyle büküldü asır.
Mimarın cetveli ruha bir kusur,
Taşın feryadını duyan kalmadı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!