Huzura gelmişim boynum büküktür
Hükmün neyse buyur Keçeci Baba
Gönlümün sarayı zaten yıkıktır
İster as ister vur Keçeci Baba
Mürşit hakkıdır, vursun ne çıkar
Küçük yaşta başladık, elde tabure
Pazar yeri bizim okul, hayat bizim ustamız.
Kalem sattık, inci boncuk, ne bulduysak
Bir lokma ekmek için, bir parça onur için.
Dayak yedik, küfür yedik, karın ağrısıyla
AFFET SEVDİĞİM
Ömrüm yokuş oldu, dizlerim yorgun
Geç kaldım kapına, affet sevdiğim
Yüreğim sızlıyor, gözlerim durgun
Bir garip kulunum, affet sevdiğim
AĞLA BE GARDAŞ
Yüzün solmuş sen de dertlisin belli
Gözlerin yaş dolu, gönlün elemli
Ben de senden farksız değilim vallahi
Tutma gözyaşını ağla be gardaş
AĞLATMA BENİ
Dermanı sen isen bu kor yangının,
Kapı kapı dolaştırıp yalvartma beni.
Susuz topraklara bir damla su diye,
💔 Ah Ahmet Duran Ah
Babası ceviz ağacında göçüvermişti,
Küllü Ahmet onu dalda görüvermişti.
"Cevizlerimi habersiz alıyor Ali," demişti,
O zaman babasız kaldı Ahmet Duran.
AHHH ANKARA ANKARA
Kaç sefer niyetle çıktım da yola
Gidemedim işte gittiğin yola
Vardım Ankara’ya başka manzara
Bana çoktan tuzak kurmuş Ankara
Sarayda manda yoğurdu, ballı şifa
Emekli kuluna reva mı bu cefa?
Yirmi bin lirayla sürülmez sefa
Vekiller aslından koptu gidiyor
Sadaka mı bu,primlerin bedeli?
Ah, Gece Yıldızım Gündüz Güneşim
Ah, gece yıldızım, gündüz güneşim;
Bitmeyen hüznüm, sessiz çığlığım...
Yazdığım şiirim, resmini çizdiğim,
AHİT VE SİTEM
Hiçbir takipçim de dertler etmesin,
Başka sayfalara çekip gitmesin,
Yalan yazarsam hak helal etmesin,
Sustukça yutkunan dilinizim ben.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!