Gönül terazini doğruca kur da
Ne noksan eyle ne haddi aş burda
Zahiri bırakıp batında dur da
Sana diyorum ki yol olur yol
Sevabı çok sayıp kibir kuşanma
Talanla kurulan saraylar çöker,
Zalimin zulmüne dar gelir dünya.
Mazlumun ahı ki belleri büker,
Eğriye her taraf dar gelir dünya.
Dede olmayana postu serdiniz,
YOLU GÖZLEDİM
Yola çıktım seher yeli eser,
Gönlüm sana vardı durmaz gezer.
“Akşam gelir” diye umut ettim,
Yolu gözledim, gözüm yaş gezer.
Evvel başta dedik; "Ya Allah, Ali"
Muhammed yolunun biziz vebali
Sönmez bu ocağın kutsal cemali
Yeter yezit yeter yoluma çıkma
Yeter yezit yeter yolumu yıkma
YOLUN AKIŞI
Evvel bahar vakti bir gonca güldüm,
Kendi ateşimle kavruldum, küldüm,
Aşkın kapısında dilsiz bir kuldum,
Henüz yolun başında geldin aklıma.
YOLUN ÇİLESİ (Bektaşi Nefesiyle):
Hadi gidelim de, dizlerim gitmez,
Yolun yokuşuna, gücüm de yetmez.
Gönül bir virane, dumanı tütmez,
Sönmüş o ateşler, hara karıştı.
YOLUN DERMANI
Derman ararsan dizden aşağı,
Bulamazsın asla o dar eşiği.
Gönüldür bu yolun sönmez ışığı,
Yürürüm aşkın közü üstüne.
YOLUN ERKANI
Mürşit makamında özü okumaz
Gözden girip gönül kilim dokumaz
Görmezse kimliğin kimin kimliğin
O dilde hakikat gülü şakımaz
YOLUN EVVELİ VE AHİRİ
Turhal'lı olmuşum, aslım bellidir,
Ocakzade soyum, dilim tellidir.
Hele bak şu dünya, bin bir dillidir,
Töremden saptırıp bozdurma beni.
YOLUN KENDİSİYİZ BİZ
Ne minber tanırız ne kara yazı,
Kırklar meclisinde bulduk niyazı,
Bağlamadır dilde dert ile sızı,
Özü haktır, sözü haktır yolun bizim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!